1- De ki: “Allah, birdir.”
İhlâs Sûresi
İhlâs Sûresi’nin tefsiri. Bu sûre Mekke'de indirilmiştir.
İhlâs Sûresi Nuzül (İniş) Sebebinin ve Faziletinin Zikredilmesi
İmam Ahmed dedi ki: Bize Ebu Sa’d Muhammed bin Müessir es-Sâgânî anlattı, bize Ebu Ca’fer er-Râzî anlattı, bize er-Rabî’ bin Enes, Ebu’l-Âliye’den, o Übeyy bin Ka’b’dan anlattı: Şüphesiz müşrikler Nebi ﷺ’e: "Ey Muhammed! Bize Rabbinin nesebini söyle (soyunu anlat)" dediler. Bunun üzerine AllahTeâlâ şu sûreyi indirdi: “De ki: O Allah tektir. Allah Samed'dir. O, doğurmamış ve doğurulmamıştır. Ve O'nun hiçbir dengi olmamıştır.”
Bu hadisi Tirmizî ve İbn Cerîr de Ahmed bin Menî’den; –İbn Cerîr şunu da ekledi: Ve Mahmûd bin Hudâş’tan– o da Ebu Sa’d Muhammed bin Müessir’den benzeri şekilde rivayet etmiştir. –İbn Cerîr ve Tirmizî şu eki de yaptı– (Übeyy) dedi ki: “Samed” Çünkü doğan her şey mutlaka ölecektir; ölen her şey de miras bırakacaktır. Oysa yüceliği sonsuz olan Allah ne ölür ne de miras bırakır.
“Hiçbir şey O’na denk olmamıştır” yani O’nun benzeri ve eşi yoktur; O’nun misli hiçbir şey değildir.
İbn Ebî Hâtim de bu hadisi Ebû Sa‘d Muhammed bin Meyser yoluyla rivayet etmiştir. Sonra Tirmizî, Abd b. Humeyd’den; o da Ubeydullah b. Musa’dan; o da Ebû Ca‘fer’den; o da er-Rebî‘den; o da Ebû’l-Âliye’den rivayet ederek hadisi mürsel olarak nakletmiş ve “bize haber verdi” ifadesini zikretmemiştir.
Ardından Tirmizî şöyle demiştir:
“Bu rivayet, Ebû Sa‘d’ın hadisine göre daha sahihtir.”
Aynı Manada Başka Bir Hadis
Hâfiz Ebu Ya’lâ el-Mevsılî dedi ki: Bize Süreyc bin Yûnus anlattı, bize İsmâil bin Mücâlid, Mücâlid’den, o da eş-Şa’bî’den, o da Câbir’den anlattı: Bir bedevi Nebi ﷺ’e geldi ve: "Bize Rabbinin nesebini bildir." dedi. Bunun üzerine Allah Azze ve Celle:
“De ki: O Allah birdir...”
sûresini sonuna kadar indirdi.
Bu isnad birbirine yakın derecede kabul edilebilir bir isnaddır.
Bunu İbn Cerîr de Muhammed bin Avf’tan, o da Süreyc’den naklederek zikretmiştir. Selef âlimlerinden birçoğu bu rivayeti mürsel olarak nakletmiştir.
Ubeyd bin İshak el-Attâr, Kays bin er-Rabî’den, o da Âsım’dan, o da Ebu Vâil’den, o da İbn Mes’ud’dan rivayet ettiğine göre: Kureyş, Resulullah ’e: "Bize Rabbinin nesebini bildir." dedi, Bunun üzerine şu sûre nazil oldu:
“De ki: O Allah birdir.”
Taberânî dedi ki: Bunu Feryâbî ve başkaları da Kays’tan, o da Ebu Âsım’dan, o da Ebu Vâil’den mürsel olarak rivayet etmiştir.
Sonra Taberânî, Abdurrahman bin Osman et-Tâifî’nin hadisinden, o da el-Vâzî’ bin Nâfi’den, o da Ebu Seleme’den, o da Ebu Hureyre’den şu hadisi rivayet etti: Resulullah ﷺ şöyle buyurdu: “Her şeyin bir nesebi (soyu/aslı) vardır, Allah’ın nesebi ise: “De ki: O Allah tektir, Allah Samed'dir” dir. Ve Samed ise içi boş (oyuk) olmayan varlıktır”
Bu Sûrenin Kur’ân’ın Üçte Birine Denk Oluşu Hakkındaki Hadis
Buhârî dedi ki: Bize İsmâil anlattı, bana Mâlik, Abdurrahman bin Abdullah bin Abdurrahman bin Ebî Sa’sa’a’dan, o da babasından, o da Ebu Saîd’den rivayet etti: Bir adam başka bir adamın: “De ki: O Allah birdir” sûresini tekrar tekrar okuduğunu duydu. Sabah olunca Resulullah ﷺ’e geldi ve bunu O'na zikretti; sanki o adam bunu azımsıyordu (küçük görüyordu). Bunun üzerine Nebi ﷺ şöyle buyurdu: “Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, bu sûre Kur’ân’ın üçte birine denktir.” İsmâil bin Ca’fer, Mâlik’ten, o Abdurrahman bin Abdullah’tan, o da babasından, o da Ebu Sa’d’den (Ebu Saîd'den) şu eki yaptı: Bana kardeşim Katâde bin en-Nu’mân, Nebi ﷺ’den haber verdi.
Buhârî bu hadisi ayrıca Abdullah bin Yûsuf ve el-Ka’nebî’den rivayet etmiştir. Ebû Dâvûd Ka‘nebî’den; Nesâî ise Kuteybe’den rivayet etmiştir. Onların hepsi bunu Mâlik’ten benzeri şekilde nakletmiştir. Katâde bin en-Nu’mân’ın hadisini ise Nesâî iki yoldan (tarıktan), İsmâil bin Ca’ferde, Mâlik tarikiyle müsned olarak rivayet etmiştir.
Başka Bir Hadis
Buhârî dedi ki: Bize Ömer bin Hafs anlattı, bize babam anlattı, bize el-A’meş anlattı, bize İbrâhim ve ed-Dahhâk el-Meşrikî, Ebu Saîd’den rivayet ettiler Ebû Saîd şöyle dedi: Resulullah ﷺ arkadaşlarına şöyle buyurdu: “Sizden biri bir gecede Kur’an’ın üçte birini okumaktan aciz midir?” Bu durum onlara ağır geldi ve dediler ki: "Hangimizin buna gücü yeter ey Resulullah?" Bunun üzerine buyurdu ki: “Allah, el-Vâhid, es-Samed; ( İhlas suresi) Kur’ân’ın üçte biridir.”
Bu hadisi Buhârî tek başına rivayet etmiştir. Hadis, İbrâhim bin Yezîd en-Nehaî ve ed-Dahhâk bin Şurahbîl el-Hemdânî el-Meşrikî tarikiyle, her ikisinin de Ebû Saîd’den rivayetiyle gelmiştir. el-Kurberî dedi ki: Ebu Ca’fer Muhammed bin Ebî Hâtim’i Ebû Abdullah el-Buhârî’den naklederken işittim. Buhârî şöyle dedi: İbrahim’in rivayeti mürseldir; Dahhâk’ın rivayeti ise müsneddir.
Başka Bir Hadis
İmam Ahmed dedi ki: Bize Yahya bin İshak anlattı, bize İbn Lehîa, el-Hâris bin Yezîd’den, o da Ebu’l-Heysem’den, o da Ebu Saîd el-Hudrî’den anlattı, dedi ki: Katâde b. Nu‘mân bütün gece boyunca: "De ki: O Allah tektir"i sûresini okuyordu. Bu durum Nebi ﷺ’e anlatıldı Nebi ﷺ’de şöyle buyurdu: “Nefsim elinde olana yemin ederim ki, bu sûre Kur’ân’ın yarısına yahut üçte birine denktir.”
Başka Bir Hadis
İmam Ahmed dedi ki: Bize Hasan anlattı, bize İbn Lehîa, bize Huyey bin Abdullah, Ebu Abdurrahman el-Hubulî’den, o da Abdullah bin Amr’dan anlattı: Ebû Eyyûb el-Ensârî bir mecliste bulununduğu sırada şöyle diyordu: "Sizden biri her gece Kur’an’ın üçte birini okuyup (geceyi ihya etmeye) güç yetiremez mi?" Dediler ki: "Buna kim güç yetirebilir ki?" (Ebu Eyyûb) dedi ki: ““De ki: O Allah birdir” sûresi Kur’ân’ın üçte biridir.” (Râvi) dedi ki: Tam bu sırada Nebî ﷺ geldi ve Ebû Eyyûb’un söylediklerini işitti ve şöyle buyurdu: “Ebu Eyyûb doğru söyledi.”
Başka Bir Hadis
Ebu Îsâ et-Tirmizî dedi ki: Bize Muhammed bin Beşşâr anlattı, bize Yahya bin Saîd anlattı, bize Yezîd bin Keysân anlattı, bana Ebu Hâzim, Ebu Hureyre’den haber verdi, (Ebu Hureyre) dedi ki: Resulullah ﷺ şöyle buyurdu: “Toplanın, çünkü şüphesiz ben size Kur’an’ın üçte birini okuyacağım.”
İnsanlar toplandılar, sonra Allah’ın Nebisi ﷺ çıktı ve: “De ki: O Allah tektir” sûresini okudu, sonra içeri girdi. Biz de birbirimize şöyle dedik: "Resulullah ﷺ “Toplanın, çünkü şüphesiz ben size Kur’an’ın üçte birini okuyacağım.” buyurmuştu. Herhâlde gökten gelen bir haber bekliyor.” Sonra Allah’ın Nebisi ﷺ tekrar çıktı ve şöyle buyurdu: “Ben size Kur’ân’ın üçte birini okuyacağımı söylemiştim. Dikkat edin! Bu sûre Kur’ân’ın üçte birine denktir.”
Müslim de Sahîh’inde bu hadisi Muhammed bin Beşşâr yoluyla rivayet etmiştir. Tirmizî: Hasen, sahih ve garîb bir hadistir demiştir. Ayrıca Ebu Hâzim’in adı Selmân’dır demiştir.
Başka Bir Hadis
İmam Ahmed dedi ki: Bize Abdurrahman bin Mehdî, Zâide bin Kudâme’den, o da Mansûr’dan, o da Hilâl bin Yesâf’tan, o da er-Rabî’ bin Huseym’den, o da Amr bin Meymûn’dan, o da Abdurrahman bin Ebî Leylâ’dan, o da Ensar’dan bir kadından, o da Ebu Eyyûb’dan, o da Nebi ﷺ’den rivayet etti ki, Nebî ﷺ şöyle buyurdu: “Sizden biri bir gecede Kur’an’ın üçte birini okumaktan aciz midir? Çünkü her kim bir gecede: “De ki: O Allah tektir, Allah Samed'dir” sûresini okursa, o gece Kur’ân’ın üçte birini okumuş olur.”
Bu hadis, İmam Ahmed’in rivayet ettiği dokuz râvili (tesâ‘î) isnada sahip bir hadistir. Tirmizî ve Nesâî de bunu Muhammed bin Beşşâr yoluyla rivayet etmişlerdir. Tirmizî’nin rivayetinde ayrıca Kuteybe de zikredilmiştir. Her ikisi de Abdurrahman bin Mehdî’den rivayet etmişlerdir. Böylece onların isnadı on râvili (uşârî) olmuştur. Tirmizî’nin rivayetinde: Ebu Eyyûb’un eşinden, o da Ebu Eyyûb’dan şeklinde geçmektedir. Tirmizî bu hadisi hasen kabul etmiştir. Sonra dedi ki: "Bu konuda Ebu’d-Derdâ, Ebu Saîd, Katâde bin en-Nu’mân, Ebu Hureyre, Enes, İbn Ömer ve Ebu Mes’ud’dan da (rivayetler) vardır." Bu hadis hasendir. Biz bu hadisi "Zâide"nin rivayetinden daha güzel rivayet eden birini bilmiyoruz. Onun bu rivayetine İsrâil ve Fudayl bin İyâd da bu rivayette Zâide’ye tâbi olmuşlardır. Şu‘be ve başka birçok güvenilir râvi bu hadisi Mansûr’dan rivayet etmiş, fakat rivayetlerinde bazı farklılıklar meydana gelmiştir.
Başka Bir Hadis
Ahmed dedi ki: Bize Huşeym, Husayn’dan, o da Hilâl bin Yesâf’tan, o da Abdurrahman bin Ebî Leylâ’dan, o da Übeyy bin Ka’b’dan –veya Ensar’dan bir adamdan– rivayrt etti ve dedi ki: Resulullah ﷺ şöyle buyurdu: “Kim “De ki: O Allah tektir”i okursa, sanki Kur’an’ın üçte birini okumuş gibidir.”
Nesâî de bunu el-Yevm ve’l-Leyle adlı eserinde Huşeym’in hadisinden, o da Husayn’dan, o da İbn Ebî Leylâ’den rivayet etmiştir. Onun rivayetinde "Hilâl bin Yesâf" yer almamıştır.
Başka Bir Hadis
İmam Ahmed dedi ki: Bize Vekî’, Süfyân’dan, o da Ebu Kays’tan, o da Amr bin Meymûn’dan, o da Ebu Mes’ud’dan anlattı, (Ebu Mes'ud) dedi ki: Resulullah ﷺ şöyle buyurdu: ““De ki: O Allah tektir” sûresi, Kur’an’ın üçte birine denk gelir.”
İbn Mâce de bunu böylece Ali bin Muhammed et-Tanâfisî’den, o da Vekî’den rivayet etmiştir. Nesâî de el-Yevm ve’l-Leyle’de Amr bin Meymûn’dan çeşitli yollarla (tarıklarla) merfu ve mevkuf olarak rivayet etmiştir.
Başka Bir Hadis
İmam Ahmed dedi ki: Bize Behz anlattı, bize Bükeyr bin Ebî’s-Semeyt anlattı, bize Katâde, Sâlim bin Ebî’l-Ca’d’dan, o da Ma’dân bin Ebî Talha’dan, o da Ebu’d-Derdâ’dan anlattı ki, Resulullah ﷺ şöyle buyurmuştur: “Sizden biri her gün Kur’an’ın üçte birini okumaktan aciz midir?” Dediler ki: "Evet ey Resulullah, biz bundan daha zayıfız ve daha aciziz." Buyurdu ki: “Allah Kur’ân’ı üç kısma ayırmıştır. “De ki: O Allah tektir” sûresi Kur’ân’ın üçte biridir.”
Bunu Müslim ve Nesâî de Katâde’den rivayet etmişlerdir.
Başka Bir Hadis
İmam Ahmed dedi ki: Bize Ümeyye bin Hâlid anlattı, bize Muhammed bin Abdullah bin Müslim –ki İbn Şihâb’ın kardeşinin oğludur– amcası ez-Zührî’den, o da Humeyd bin Abdurrahman’dan –ki o İbn Avf’tır– o da annesinden (Ümmü Külsûm bint Ukbe bin Ebî Muayt) rivayet etti: Resulullah ﷺ şöyle buyurdu: ““De ki: O Allah tektir” Kur’an’ın üçte birine denk gelir.”
Nesâî de bunu el-Yevm ve’l-Leyle adlı eserinde Amr bin Ali’den, o da Ümeyye bin Hâlid’den rivayet etmiştir. Sonra bunu Mâlik yolundan, o da ez-Zührî’den, o da Humeyd bin Abdurrahman’ın kendi sözü (mevkuf) olarak rivayet etti. Nesâî bunu ayrıca el-Yevm ve’l-Leyle adlı eserinde Muhammed bin İshak’ın hadisinden, o da Hâris bin el-Fudayl el-Ansârî’den, o da ez-Zührî’den, o da Humeyd bin Abdurrahman’dan nakletti: Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından bir topluluk bana haber verdi ki Nebî şöyle buyurmuştur: ““De ki: O Allah tektir” sûresi, onunla namaz kılan kimse için Kur’an’ın üçte birine denk gelir.”
Onu Okumanın Cenneti Gerektirmesi Hakkındaki Hadis
İmam Mâlik bin Enes, Ubeydullah bin Abdurrahman’dan, o da Ubeyd bin Huneyn’den anlattı, dedi ki: Ebu Hureyre’yi şöyle derken işittim: Nebi ﷺ ile birlikte gidiyordum, bir adamın: “De ki: O Allah tektir” sûresin okuduğunu işitti. Bunun üzerine Resulullah ﷺ şöyle buyurdu: “Vacip oldu.” Dedim ki: "Ne vacip oldu?" Buyurdu ki: “Cennet.”
Tirmizî ve Nesâî de bu hadisi Mâlik tarikiyle rivayet etmişlerdir. Tirmizî: Hasen, sahih ve garîb bir hadistir. Onu sadece Mâlik’in hadisi olarak biliyoruz demiştir. Daha önce geçen şu hadis de buna benzemektedir: "Ona olan sevgin seni cennete sokmuştur" hadisi de bundandır.
Bu Sûrenin Tekrar Tekrar Okunması Hakkında
Hâfiz Ebu Ya’lâ el-Mevsılî dedi ki: Bize Katn bin Nesîr anlattı, bize Îsâ bin Meymûn el-Kureşî anlattı, bize Yezîd er-Rakâşî, Enes’ten anlattı, (Enes) dedi ki: Resulullah ﷺ’i şöyle buyururken işittim: “Sizden biri bir gecede üç defa “De ki: O Allah tektir” sûresi okumaya güç yetiremez mi? Şüphesiz o, Kur’an’ın üçte birine denk gelir.”
Bu isnad zayıftır. Ancak bundan daha sağlam olan başka bir hadis vardır; İmam Ahmed’in oğlu Abdullah dedi ki:
Bize Muhammed bin Ebî Bekir el-Mukaddemî anlattı, bize ed-Dahhâk bin Mahled anlattı, bize İbn Ebî Zi’b, Üseyd bin Ebî Üseyd’den, o da Muâz bin Abdullah bin Hubeyb’den, o da babasından anlattı, (babası) dedi ki: Yağmur ve karanlığa yakalandık. Bize namaz kıldırması için Rasûlullah’ı bekliyorduk. Derken dışarı çıktı ve elimden tuttu, sonra şöyle buyurdu: “De (oku)!” Ben sustum. Yine buyurdu: “De (oku)!” Dedim ki: "Ne diyeyim?" Buyurdu ki: “Akşama girdiğinde ve sabaha girdiğinde üç defa “De ki: O Allah tektir” sûresi ve Muavvizeteyn’i oku, her gün iki defa sana kâfi gelir (seni her şeyden korur).”
Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî de bu hadisi İbn Ebî Zi’b tarikiyle rivayet etmişlerdir. Tirmizî dedi ki: Bu vecihten hasen sahih garibtir. Nesâî bunu başka bir yoldan; Muâz bin Abdullah bin Hubeyb’den, o da babasından, o da Ukbe bin Âmir’den naklederek zikretmiştir [ve onun lafı: “Sana her şeye karşı kâfi gelir” şeklindedir].
Bu Konuda Başka Bir Hadis
İmam Ahmed dedi ki: Bize İshak bin Îsâ anlattı, bize Leys bin Sa’d anlattı, bana el-Halîl bin Mürre, el-Ezher bin Abdullah’tan, o da Temîm ed-Dârî’den anlattı, dedi ki: Resulullah ﷺ şöyle buyurdu: “Kim on defa: ‘Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur; tektir, sameddir, hiçbir eş ve çocuk edinmemiştir ve O'nun hiçbir dengi olmamıştır’ derse, kendisine kırk milyon sevap (hasene) yazılır”
Bu hadisi yalnız Ahmed rivayet etmiştir. el-Halîl bin Mürre hakkında ise Buhârî ve başkaları ağır tenkitte bulunmuş ve onu zayıf saymışlardır.
Başka Bir Hadis
Ahmed ayrıca şöyle dedi: Bize Hasan bin Mûsâ anlattı, bize İbn Lehîa, bize Zebbân bin Fâid, Sehl bin Muâz bin Enes el-Cühenî’den, o da babasından, o da Resulullah ﷺ’den rivayet etti, Nebî (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim ‘De ki: O Allah birdir’ sûresini sonuna kadar on defa okursa, Allah onun için cennette bir köşk bina eder.” Bunun üzerine Ömer dedi ki: "O halde biz (bunu) çokça yaparız ey Resulullah!" Resulullah ﷺ de buyurdu ki: “Allah’ın sevabı daha çok ve daha güzeldir.” Bu hadisi yalnız Ahmed rivayet etmiştir.
Ebû Muhammed ed-Dârimî de Müsned’inde şöyle rivayet etmiştir: Bize Abdullah bin Yezîd anlattı, bize Hayve anlattı, bize Ebu Akîl Zehre bin Ma’bed anlattı. Dârimî şöyle der: O, Abdâl’dandı (büyük velilerdendi) Zuhre şöyle dedi: Saîd b. el-Müseyyeb’i şöyle derken işittim: Allah’ın Nebisi ﷺ şöyle buyurdu: “Kim on defa “De ki: O Allah tektir” sûresini okursa, Allah onun için cennette bir saray inşa eder. Kim onu yirmi defa okursa, Allah onun için cennette iki saray inşa eder. Kim onu otuz defa okursa, Allah onun için cennette üç saray inşa eder.” Bunun üzerine Ömer bin el-Hattâb dedi ki: "O halde bizim saraylarımız çok olur?" Resulullah ﷺ de buyurdu ki: “Allah’ın lütfu bundan daha geniştir.” bu, sahih bir mürseldir.
Başka Bir Hadis
Hâfiz Ebu Ya’lâ dedi ki: Bize Nasr bin Ali anlattı, bana Nûh bin Kays anlattı, bana Muhammed el-Attâr haber verdi, bana Ümmü Kesîr el-Ansâriyye, Enes bin Mâlik’ten, o da Resulullah ﷺ’den rivayet etti. Resulullah ﷺbuyurdu ki: “Kim “De ki: O Allah tektir”i elli defa okursa, onun elli yıllık günahları bağışlanır.” Bunun isnadı zayıftır.
Başka Bir Hadis
Ebu Ya’lâ dedi ki: Bize Ebu’r-Rabî’ anlattı, bize Hâtim bin Meymûn anlattı, bize Sâbit, Enes’ten anlattı, dedi ki: Resulullah ﷺşöyle buyurdu: “Kim bir günde “De ki: O Allah tektir” sûresini iki yüz defa okursa, üzerinde kul borcu bulunmaması şartıyla Allah ona bin beş yüz sevap yazar.” Bunun isnadı zayıftır; Hâtim bin Meymûn’u Buhârî ve başkaları zayıf kabul etmişlerdir. Tirmizî de bu hadisi Muhammed bin Merzûk el-Basrî’den, o da Hâtim bin Meymûn’dan rivayet etmiştir. Onun lafzında şöyle geçmektedir: “Kim her gün iki yüz defa ‘De ki: O Allah birdir’ sûresini okursa, üzerinde borç bulunmaması şartıyla elli yıllık günahları silinir.”
Tirmizî dedi ki: Ve bu isnadla Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’den şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Kim yatağına yatmak istediğinde sağ tarafı üzerine yatar ve ardından “De ki: O Allah tektir” sûresini yüz defa okursa, kıyamet günü Rab Teâlâ ona: ‘Ey kulum! Sağ tarafından cennete gir.’ buyurur.” Daha sonra Tirmizî şöyle demiştir: Bu, Sâbit’in rivayet ettiği garîb bir hadistir. Ondan başka yollarla da rivayet edilmiştir.
Ebu Bekir el-Bezzâr dedi ki: Bize Sehl bin Bahr anlattı, bize Hıbbân bin Ağleb
anlattı, bize babam anlattı, bize Sâbit, Enes’ten rivayet etti, Enes şöyle dedi:
Resulullah ﷺ şöyle
buyurdu: “Kim iki yüz defa: “De ki: O Allah tektir” sûresini okursa,
Allah ondan iki yüz yıllık günahlarını düşürür (siler).” Sonra dedi ki: Sâbit’ten
bunu yalnız Hasan b. Ebî Ca‘fer ile Ağleb b. Temîm rivayet etmiştir. Her ikisi
de hafızalarının zayıflığı bakımından birbirine yakındır.
Onun İçerdiği İsimler İle Dua Etmek Hakkında Başka Bir Hadis
Nesâî, sûrenin tefsiri sırasında şöyle rivayet etti: Bize Abdurrahman bin Hâlid anlattı, bize Zeyd bin el-Hubâb anlattı, bana Mâlik bin Migvel anlattı, bize Abdullah bin Büreyde, babasından rivayet etti: Babası şöyle dedi. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte mescide girdim. Bir adam namaz kılıyor ve şöyle dua ediyordu: “Allah’ım! Şüphesiz ben, Senden başka hiçbir ilah olmadığına, Senin Ehad ve Samed olduğuna, doğurmadığına ve doğurulmadığına ve Senin hiçbir dengin olmadığına şehadet ederek Senden istiyorum.” (Bunun üzerine Nebi) şöyle buyurdu: “Canım elinde olan Allah’a yemin olsun ki şüphesiz o, Allah’tan, O'nun İsm-i Azam'ı (en büyük ismi) ile istedi; o öyle bir isimdir ki onunla istenildiğinde verir ve onunla dua edildiğinde icabet eder.”
Sünen sahiplerinin geri kalanı da bunu farklı yollarla (tarıklarla) Mâlik bin Migvel’den, o da Abdullah bin Büreyde’den, o da babasından rivayet etmişlerdir. Tirmizî: Hasen garîb bir hadistir demiştir.
Farz Namazlardan Sonra On Defa Okumak Hakkındaki Hadis
Hâfiz Ebu Ya’lâ el-Mevsılî dedi ki: Bize Abdüla’lâ anlattı, bize Bişr bin Mansûr, Ömer bin Nebhân’dan, o da Ebu Şeddâd’dan, o da Câbir bin Abdullah’tan rivayet etti. Câbir bin Abdullah dedi ki: Resulullahﷺ şöyle buyurdu: “Şu üç hasletle birlikte iman sahibi olarak Allah’ın huzuruna gelen kimse, cennetin dilediği kapısından girer ve dilediği hûrilerle evlendirilir: Katilini affeden, gizli bir borcu ödeyen, her farz namazın ardından on defa “De ki: O Allah tektir” sûresini okuyan kimse.” (Câbir) dedi ki: Bunun üzerine Ebu Bekir dedi ki: “Ya onlardan sadece biri olursa ey Resulullah?” Buyurdu ki: “Evet, bunlardan biri bile yeterlidir.”
Eve Girerken Okunması Hakkındaki Hadis
Hâfiz Ebu’l-Kasım et-Taberânî dedi ki: Bize Muhammed bin Abdullah bin Bekr es-Serrâc el-Askerî anlattı, Bize Muhammed bin el-Ferec anlattı, bize Muhammed bin ez-Ziberkân, Mervân bin Sâlim’den, o Ebu Zür’a bin Amr bin Cerîr’den, o da Cerîr bin Abdullah’tan rivayet etti, Cerîr bin Abdullah dedi ki: Resulullah ﷺşöyle buyurdu: “Kim evine girerken “De ki: O Allah tektir” sûresini okursa, bu sûre o ev halkından ve komşularından fakirliği uzaklaştırır.” Bunun isnadı zayıftır.
Bu Sûreyi Her Türlü Durumda Çokça Okumak Hakkındaki Hadis
Hâfiz Ebu Ya’lâ dedi ki: Bize Muhammed bin İshak el-Müseyyebî anlattı, bize Yezîd bin Hârûn, el-Alâ bin Muhammed es-Sekafî’den rivayet etti, Alâ şöyle dedi: Enes bin Mâlik’i şöyle derken işittim: Tebük’te Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraberdik. Bir sabah güneş, daha önce hiç görmediğimiz derecede bir parlaklık, ışık ve aydınlıkla doğdu. Bunun üzerine Cebrâil, Nebî’ye ﷺ geldi. (Nebi) ﷺ buyurdu ki: “Ey Cebrâil! Güneşi bugün geçmişte görmediğim kadar parlak, aydınlık ve ışıklı görüyorum; bunun sebebi nedir?” (Cebrail) dedi ki: "Bunun sebebi, bugün Medine’de Muâviye b. Muâviye el-Leysî’nin vefat etmiş olmasıdır. Allah ona namaz kılmaları için yetmiş bin melek göndermiştir." (Nebi) ﷺ buyurdu ki: “Bu neyin karşılığındaydı (hangi ameli sebebiyledir)?” (Cebrail) dedi ki: "Çünkü o, gece ve gündüz, yürürken ve dururken, ayakta ve otururken “De ki: O Allah tektir” sûresini çokça okurdu.” dedi. SonraEy Allah’ın Rasûlü! İstersen yeri sana dürüp yakınlaştırayım da onun cenaze namazını kılasın." Nebî:
“Evet.” buyurdu ve onun namazını kıldı.
Hâfız Ebû Bekir el-Beyhakî de bunu Delâilü’n-Nübüvve adlı eserinde Yezîd b. Hârûn tarikiyle, Alâ Ebû Muhammed’den rivayet etmiştir. İbn Kesîr burada şöyle der: Bu râvi hadis uydurmakla itham edilmiştir. En doğrusunu Allah bilir. En doğrusunu Allah bilir.
Başka Bir Rivayette
Ebu Ya’lâ dedi ki: Bize Muhammed bin İbrâhim eş-Şâmî Ebu Abdullah anlattı, bize Osman bin el-Heysem –ki bana göre Basra’daki Câmi Mescidi’nin müezzinidir– Mahmûd Ebu Abdullah’tan, o da Atâ bin Ebî Meymûne’den, o da Enes’ten rivayet etti, Enes şöyle dedi: Cebrail Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’e geldi ve şöyle dedi: "Muâviye bin Muâviye el-Leysî vefat etti; Onun cenaze namazını kılmak ister misin?" (Nebi): “Evet.” Buyurdu. Bunun üzerine Cebrâil kanadıyla yere vurdu. Yeryüzünde ne bir ağaç ne de bir tepecik kaldı; hepsi alçalıp düzleşti. Sonra onun cenazesi Nebî’ye gösterildi. Nebî tekbir aldı. Arkasında iki saf melek vardı. Her safta yetmiş bin melek bulunuyordu.
Bunun üzerine Nebi ﷺşöyle buyurdu: “Ey Cebrail! Yüce Allah katından bu mertebeye ne ile ulaştı?” (Cebrail) dedi ki: “ “De ki: O Allah tektir” sûresini sevmesi ve onu giderken, gelirken, ayakta, otururken ve her durumda okuması sebebiyle.” Bunu el-Beyhakî de Osman bin el-Heysem el-Müezzin rivayetinden, o da Mahbûb bin Hilâl’den, o da Atâ bin Ebî Meymûne’den, o da Enes’ten naklederek zikretmiştir. Doğru olan da budur. Mahbûb bin Hilâl hakkında Ebu Hâtim er-Râzî: "Meşhur değildir" demiştir. Bu hadis başka yollarla da rivayet edilmiştir. Fakat kısaltmak amacıyla onları zikretmedik. Hepsi de zayıftır
İhlâs Sûresi ile Muavvizeteyn’in Fazileti Hakkındaki Hadis
İmam Ahmed dedi ki: Bize Ebu’l-Mugîre anlattı, bize Muâz bin Rifâa anlattı, bana Ali bin Yezîd, el-Kasım’dan, o da Ebu Ümâme’den, o da Ukbe bin Âmir’den rivayet etti, Ukbe dedi ki: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile karşılaştım. Ben söze başlayarak elini tuttum ve: “Ey Allah’ın Rasûlü! Müminin kurtuluşu nededir?” dedim. Buyurdu ki: “Ey Ukbe! Dilini koru, evin sana geniş gelsin (evinde kal) ve günahına ağla.” (Ukbe) dedi ki Daha sonra Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) benimle karşılaştı. Bu defa söze o başladı, elimden tuttu ve şöyle buyurdu: “Ey Ukbe bin Âmir! Sana Tevrat’ta, İncil’de, Zebur’da ve Yüce Kur’an’da indirilmiş en hayırlı üç sureyi öğreteyim mi?” (Ukbe) dedi ki: Dedim ki: "Evet, Allah beni sana feda kılsın." (Ukbe) dedi ki: Bunun üzerine bana: “De ki: O Allah tektir”, De ki: “Sığınırım sabahın Rabbine,” ve “De ki: İnsanların Rabbine sığınırım” sûrelerini okuttu. Sonra buyurdu ki: “Ey Ukbe! Bunları unutma ve onları okumadan geceyi geçirme (uyuma).” Ukbe dedi ki: Nebî’nin: “Bunları unutma.” buyurmasından sonra onları hiç unutmadım ve onları okumadan hiçbir gece geçirmedim. Ukbe dedi ki: Daha sonra tekrar Rasûlullah ile karşılaştım. Elini tuttum ve: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bana amellerin en faziletlilerini haber ver.” dedim. Bunun üzerine buyurdu ki: “Ey Ukbe! Seninle bağını koparanla ilişkiyi sürdür (ziyaret et), seni mahrum bırakana ver ve sana zulmedenden yüz çevir (onu affet).”
Tirmizî bunun bir kısmını "Zühd" (bölümünde) Ubeydullah bin Zahr’ın hadisinden, o da Ali bin Yezîd’den rivayet etmiş ve şöyle demiştir: "Bu hasen bir hadistir." Ahmed bunu başka bir yoldan da rivayet etmiştir:
Bize Hüseyin bin Muhammed anlattı, bize İbn Iyâş, Üseyd bin Abdurrahman el-Has’amî’den, o da Ferve bin Mücâhid el-Lahmî’den, o da Ukbe bin Âmir’den, o da Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’den rivayet etti. Metin önceki hadisle aynıdır. Bu rivayeti yalnız Ahmed nakletmiştir.
Bu Sûrelerle Şifa Talep Etmek Hakkındaki Hadis
Buhârî dedi ki: Bize Kuteybe anlattı, bize el-Mufaddal, Akîl’den, o da İbn Şihâb’dan, o da Urve’den, o da Âişe’den rivayet etti: Şüphesiz Nebi ﷺher gece yatağına vardığında (girdiğinde) iki avucunu bir araya getirir, sonra onların içine üfler (püskürtür) ve onların içinde: “De ki: O Allah tektir”, “De ki: Sığınırım sabahın Rabbine,” ve “De ki: İnsanların Rabbine sığınırım” sûreleri okurdu, Sonra elleriyle bedeninin ulaşabildiği yerlerini mesh ederdi. Önce başından ve yüzünden başlar, sonra bedeninin ön taraflarını mesh ederdi. Bunu üç defa yapardı.
Sünen ehli de bunu Akîl’in hadisinden böylece rivayet etmişlerdir.
Daha önce bu sûrenin nüzul sebebi zikredilmişti. İkrime dedi ki: Yahudiler: "Biz Allah’ın oğlu Üzeyir’e kulluk ediyoruz" dediklerinde, Hristiyanlar: "Biz Allah’ın oğlu Mesih’e kulluk ediyoruz" dediklerinde, Mecusiler: "Biz güneşe ve aya kulluk ediyoruz" dediklerinde ve müşrikler de: "Biz putlara kulluk ediyoruz" dediklerinde Bunun üzerine Allah Teâlâ, Rasûlü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) şu sûreyi indirdi: “De ki: O Allah tektir”
Yani: O, tektir, ahaddır; O'nun için hiçbir benzer, hiçbir yardımcı (vezir), hiçbir ortağı (nedîd), hiçbir benzeri ve hiçbir dengi yoktur. Ve bu lafız (Ehad lafzı), olumlu (ispat) cümlesinde Allah –Azze ve Celle–’den başkası için asla kullanılmaz; çünkü O, bütün sıfatlarında ve fiillerinde kâmil (eksiksiz) olandır.