۞ Kur'an Tefsiri Oku

İhlâs Sûresi

سُورَةُ ٱلإخلاص
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ ﴿١﴾
• • •

1- De ki: “Allah, birdir.”


Müfessir Seçin
۞
İbn Kesîr
vef. 774 / 1373
۞
Taberî
vef. 310 / 923
۞
Sa'dî
vef. 1376 / 1956
İbn Kesîr Tefsiri
Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm

İhlâs Sûresi’nin tefsiri. Bu sûre Mekke'de indirilmiştir.

İhlâs Sûresi Nuzül (İniş) Sebebinin ve Faziletinin Zikredilmesi

İmam Ahmed dedi ki: Bize Ebu Sa’d Muhammed bin Müessir es-Sâgânî anlattı, bize Ebu Ca’fer er-Râzî anlattı, bize er-Rabî’ bin Enes, Ebu’l-Âliye’den, o Übeyy bin Ka’b’dan anlattı: Şüphesiz müşrikler Nebi ﷺ’e: "Ey Muhammed! Bize Rabbinin nesebini söyle (soyunu anlat)" dediler. Bunun üzerine AllahTeâlâ şu sûreyi indirdi: “De ki: O Allah tektir. Allah Samed'dir. O, doğurmamış ve doğurulmamıştır. Ve O'nun hiçbir dengi olmamıştır.”

​ Bu hadisi Tirmizî ve İbn Cerîr de Ahmed bin Menî’den; –İbn Cerîr şunu da ekledi: Ve Mahmûd bin Hudâş’tan– o da Ebu Sa’d Muhammed bin Müessir’den benzeri şekilde rivayet etmiştir. –İbn Cerîr ve Tirmizî şu eki de yaptı– (Übeyy) dedi ki: “Samed” Çünkü doğan her şey mutlaka ölecektir; ölen her şey de miras bırakacaktır. Oysa yüceliği sonsuz olan Allah ne ölür ne de miras bırakır.

“Hiçbir şey O’na denk olmamıştır” yani O’nun benzeri ve eşi yoktur; O’nun misli hiçbir şey değildir.

​ İbn Ebî Hâtim de bu hadisi Ebû Sa‘d Muhammed bin Meyser yoluyla rivayet etmiştir. Sonra Tirmizî, Abd b. Humeyd’den; o da Ubeydullah b. Musa’dan; o da Ebû Ca‘fer’den; o da er-Rebî‘den; o da Ebû’l-Âliye’den rivayet ederek hadisi mürsel olarak nakletmiş ve “bize haber verdi” ifadesini zikretmemiştir.

Ardından Tirmizî şöyle demiştir:

“Bu rivayet, Ebû Sa‘d’ın hadisine göre daha sahihtir.”

Aynı Manada Başka Bir Hadis

Hâfiz Ebu Ya’lâ el-Mevsılî dedi ki: Bize Süreyc bin Yûnus anlattı, bize İsmâil bin Mücâlid, Mücâlid’den, o da eş-Şa’bî’den, o da Câbir’den anlattı: Bir bedevi Nebi ﷺ’e geldi ve: "Bize Rabbinin nesebini bildir." dedi. Bunun üzerine Allah Azze ve Celle:

“De ki: O Allah birdir...”

sûresini sonuna kadar indirdi.

Bu isnad birbirine yakın derecede kabul edilebilir bir isnaddır.

Bunu İbn Cerîr de Muhammed bin Avf’tan, o da Süreyc’den naklederek zikretmiştir. Selef âlimlerinden birçoğu bu rivayeti mürsel olarak nakletmiştir.

Ubeyd bin İshak el-Attâr, Kays bin er-Rabî’den, o da Âsım’dan, o da Ebu Vâil’den, o da İbn Mes’ud’dan rivayet ettiğine göre: Kureyş, Resulullah ’e: "Bize Rabbinin nesebini bildir." dedi, Bunun üzerine şu sûre nazil oldu:

“De ki: O Allah birdir.”

 Taberânî dedi ki: Bunu Feryâbî ve başkaları da Kays’tan, o da Ebu Âsım’dan, o da Ebu Vâil’den mürsel olarak rivayet etmiştir.
Sonra Taberânî, Abdurrahman bin Osman et-Tâifî’nin hadisinden, o da el-Vâzî’ bin Nâfi’den, o da Ebu Seleme’den, o da Ebu Hureyre’den şu hadisi rivayet etti: Resulullah ﷺ şöyle buyurdu: “Her şeyin bir nesebi (soyu/aslı) vardır, Allah’ın nesebi ise: “De ki: O Allah tektir, Allah Samed'dir” dir. Ve Samed ise içi boş (oyuk) olmayan varlıktır”

Sûrenin Fazileti Hakkında Bir Hadis
Buhârî dedi ki: Bize Muhammed (ez-Zühelî) anlattı, bize Ahmed bin Sâlih anlattı, bize İbn Vehb anlattı, bize Amr, İbn Ebî Hilâl’den haber verdi: Ebu’r-Ricâl Muhammed bin Abdurrahman ona annesi Amre bint Abdurrahman’dan rivayet etmiştir. Amre, Nebî’nin hanımı Âişe’nin yanında yetişmişti. Âişe (radıyallahu anhâ) şöyle dedi: Nebî ﷺ bir adamı askerî bir birliğin başına gönderdi. Bu kişi arkadaşlarına namaz kıldırdığında kıraatini daima: “De ki: O Allah birdir” sûresiyle bitirirdi. Döndüklerinde bunu Nebî’ye anlattılar. Nebî (sallallahu aleyhi ve sellem): “Ona sorun: Bunu neden yapıyor?” buyurdu. Ona sordular. Adam şöyle dedi: “Çünkü bu sûre Rahmân’ın sıfatını anlatmaktadır ve ben onu okumayı seviyorum.” Bunun üzerine Nebî ﷺ buyurdu ki: “Ona haber verin ki Allah Teâlâ da onu seviyor.”
 Buhârî bu hadisi Kitâbü’t-Tevhîd’de bu şekilde rivayet etmiştir. Bazı raviler “Muhammed ez-Zühelî” ismini zikretmez ve hadisi doğrudan Ahmed bin Sâlih’ten rivayet edilmiş gibi aktarırlar. Müslim ve Nesâî de bu hadisi Abdullah bin Vehb’in hadisinden, o da Amr bin el-Hâris’ten, o da Saîd bin Ebî Hilâl’den rivayet etmişlerdir.
Başka Bir Hadis
Buhârî, Kitâbü’s-Salât’ta dedi ki: Ubeydullah, Sâbit’ten; o da Enes’ten rivayet ettiğine göre: Ensardan bir adam, Kubâ Mescidi’nde onlara imamlık yapardı. Namazda okuyacağı herhangi bir sûreye başlamadan önce mutlaka: “De ki: O Allah tektir”  ile başlıyor, sûresini okur, onu tamamladıktan sonra da onunla birlikte başka bir sûre daha okurdu. Bunu her rekâtta yapardı. Arkadaşları onunla konuşup şöyle dediler: Sen bu sûreyle başlıyor, sonra da onun sana yeterli olmadığını düşünüp başka bir sûre okuyorsun. Ya yalnız bunu oku ya da onu bırakıp başka bir sûre oku Bunun üzerine şöyle dedi: Ben onu terk edecek değilim. Eğer bu şekilde size imamlık yapmamı isterseniz yaparım; hoşunuza gitmiyorsa sizi bırakırım. Onlar ise onun kendilerinin en faziletlisi olduğunu düşünüyorlardı ve kendilerine ondan başkasının imamlık yapmasını istemiyorlardı. Nebi ﷺ yanlarına geldiğinde durumu ona anlattılar. Bunun üzerine Nebi ﷺ şöyle buyurdu: “Ey falan! Arkadaşlarının sana emrettiği şeyi yapmaktan seni alıkoyan nedir ve seni her rekâtta bu sûreyi okumaya sevk eden şey nedir?” (O zat) dedi ki: "Şüphesiz ben onu seviyorum." Nebi ﷺ buyurdu ki: “Ona olan sevgin seni cennete sokmuştur.”
 Buhârî bunu bu şekilde muallak (senetsiz) ama kesinlik ifade eden bir lafızla (cezm ile) rivayet etmiştir. Bunu Ebu Îsâ et-Tirmizî de Câmi‘ adlı eserinde, Buhârî’den, o da İsmâil bin Ebî Üveys’ten, o da Abdülazîz bin Muhammed ed-Derâverdî’den, o da Ubeydullah bin Ömer’den aynı isnadla rivayet etmiştir. Sonra Tirmizî dedi ki: Bu, Ubeydullah’ın Sâbit’ten rivayet ettiği garîb bir hadistir. (Tirmizî) yine şöyle demiştir: Mübârek bin Fedâle de Sâbit’ten, Sâbit’ten; o da Enes’ten rivayet ettiğine göre bir adam: "Ey Resulullah! Şüphesiz ben bu sureyi: “De ki: O Allah tektir”i seviyorum." Nebi ﷺ buyurdu ki: “Ona olan sevgin seni cennete sokmuştur.”
 Tirmizî’nin muallak olarak aktardığı bu hadisi İmam Ahmed, Müsned’inde muttasıl olarak rivayet etmiş ve şöyle demiştir: 
Bize Ebu’n-Nadr anlattı, bize Mübârek bin Fedâle, Sâbit’ten, o da Enes’ten rivayet etti. Enes şöyle dedi: Bir adam Resulullah ﷺ’e geldi ve: "Şüphesiz ben bu sureyi: “De ki: O Allah tektir”i seviyorum" dedi. Bunun üzerine Resulullah ﷺ şöyle buyurdu: “Ona olan sevgin seni cennete sokmuştur.”

Bu Sûrenin Kur’ân’ın Üçte Birine Denk Oluşu Hakkındaki Hadis

Buhârî dedi ki: Bize İsmâil anlattı, bana Mâlik, Abdurrahman bin Abdullah bin Abdurrahman bin Ebî Sa’sa’a’dan, o da babasından, o da Ebu Saîd’den rivayet etti: Bir adam başka bir adamın: “De ki: O Allah birdir” sûresini tekrar tekrar okuduğunu duydu. Sabah olunca Resulullah ﷺ’e geldi ve bunu O'na zikretti; sanki o adam bunu azımsıyordu (küçük görüyordu). Bunun üzerine Nebi ﷺ şöyle buyurdu: “Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, bu sûre Kur’ân’ın üçte birine denktir.” İsmâil bin Ca’fer, Mâlik’ten, o Abdurrahman bin Abdullah’tan, o da babasından, o da Ebu Sa’d’den (Ebu Saîd'den) şu eki yaptı: Bana kardeşim Katâde bin en-Nu’mân, Nebi ﷺ’den haber verdi.

Buhârî bu hadisi ayrıca Abdullah bin Yûsuf ve el-Ka’nebî’den rivayet etmiştir. Ebû Dâvûd Ka‘nebî’den; Nesâî ise Kuteybe’den rivayet etmiştir. Onların hepsi bunu Mâlik’ten benzeri şekilde nakletmiştir. Katâde bin en-Nu’mân’ın hadisini ise Nesâî iki yoldan (tarıktan), İsmâil bin Ca’ferde, Mâlik tarikiyle müsned olarak rivayet etmiştir.

Başka Bir Hadis

Buhârî dedi ki: Bize Ömer bin Hafs anlattı, bize babam anlattı, bize el-A’meş anlattı, bize İbrâhim ve ed-Dahhâk el-Meşrikî, Ebu Saîd’den rivayet ettiler Ebû Saîd şöyle dedi: Resulullah ﷺ arkadaşlarına şöyle buyurdu: “Sizden biri bir gecede Kur’an’ın üçte birini okumaktan aciz midir?” Bu durum onlara ağır geldi ve dediler ki: "Hangimizin buna gücü yeter ey Resulullah?" Bunun üzerine buyurdu ki: “Allah, el-Vâhid, es-Samed; ( İhlas suresi) Kur’ân’ın üçte biridir.”

Bu hadisi Buhârî tek başına rivayet etmiştir. Hadis, İbrâhim bin Yezîd en-Nehaî ve ed-Dahhâk bin Şurahbîl el-Hemdânî el-Meşrikî tarikiyle, her ikisinin de Ebû Saîd’den rivayetiyle gelmiştir. el-Kurberî dedi ki: Ebu Ca’fer Muhammed bin Ebî Hâtim’i Ebû Abdullah el-Buhârî’den naklederken işittim. Buhârî şöyle dedi: İbrahim’in rivayeti mürseldir; Dahhâk’ın rivayeti ise müsneddir.

Başka Bir Hadis

İmam Ahmed dedi ki: Bize Yahya bin İshak anlattı, bize İbn Lehîa, el-Hâris bin Yezîd’den, o da Ebu’l-Heysem’den, o da Ebu Saîd el-Hudrî’den anlattı, dedi ki: Katâde b. Nu‘mân bütün gece boyunca: "De ki: O Allah tektir"i sûresini okuyordu. Bu durum Nebi ﷺ’e anlatıldı Nebi ﷺ’de şöyle buyurdu: “Nefsim elinde olana yemin ederim ki, bu sûre Kur’ân’ın yarısına yahut üçte birine denktir.”

Başka Bir Hadis

İmam Ahmed dedi ki: Bize Hasan anlattı, bize İbn Lehîa, bize Huyey bin Abdullah, Ebu Abdurrahman el-Hubulî’den, o da Abdullah bin Amr’dan anlattı: Ebû Eyyûb el-Ensârî bir mecliste bulununduğu sırada şöyle diyordu: "Sizden biri her gece Kur’an’ın üçte birini okuyup (geceyi ihya etmeye) güç yetiremez mi?" Dediler ki: "Buna kim güç yetirebilir ki?" (Ebu Eyyûb) dedi ki: ““De ki: O Allah birdir” sûresi Kur’ân’ın üçte biridir.” (Râvi) dedi ki: Tam bu sırada Nebî ﷺ geldi ve Ebû Eyyûb’un söylediklerini işitti ve şöyle buyurdu: “Ebu Eyyûb doğru söyledi.”

Başka Bir Hadis

Ebu Îsâ et-Tirmizî dedi ki: Bize Muhammed bin Beşşâr anlattı, bize Yahya bin Saîd anlattı, bize Yezîd bin Keysân anlattı, bana Ebu Hâzim, Ebu Hureyre’den haber verdi, (Ebu Hureyre) dedi ki: Resulullah ﷺ şöyle buyurdu: “Toplanın, çünkü şüphesiz ben size Kur’an’ın üçte birini okuyacağım.”

İnsanlar toplandılar, sonra Allah’ın Nebisi ﷺ çıktı ve: “De ki: O Allah tektir” sûresini okudu, sonra içeri girdi. Biz de birbirimize şöyle dedik: "Resulullah ﷺ “Toplanın, çünkü şüphesiz ben size Kur’an’ın üçte birini okuyacağım.” buyurmuştu. Herhâlde gökten gelen bir haber bekliyor.” Sonra Allah’ın Nebisi ﷺ tekrar çıktı ve şöyle buyurdu: “Ben size Kur’ân’ın üçte birini okuyacağımı söylemiştim. Dikkat edin! Bu sûre Kur’ân’ın üçte birine denktir.”

Müslim de Sahîh’inde bu hadisi Muhammed bin Beşşâr yoluyla rivayet etmiştir. Tirmizî: Hasen, sahih ve garîb bir hadistir demiştir. Ayrıca Ebu Hâzim’in adı Selmân’dır demiştir.

Başka Bir Hadis

İmam Ahmed dedi ki: Bize Abdurrahman bin Mehdî, Zâide bin Kudâme’den, o da Mansûr’dan, o da Hilâl bin Yesâf’tan, o da er-Rabî’ bin Huseym’den, o da Amr bin Meymûn’dan, o da Abdurrahman bin Ebî Leylâ’dan, o da Ensar’dan bir kadından, o da Ebu Eyyûb’dan, o da Nebi ﷺ’den rivayet etti ki, Nebî ﷺ şöyle buyurdu: “Sizden biri bir gecede Kur’an’ın üçte birini okumaktan aciz midir? Çünkü her kim bir gecede: “De ki: O Allah tektir, Allah Samed'dir” sûresini okursa, o gece Kur’ân’ın üçte birini okumuş olur.”

Bu hadis, İmam Ahmed’in rivayet ettiği dokuz râvili (tesâ‘î) isnada sahip bir hadistir. Tirmizî ve Nesâî de bunu Muhammed bin Beşşâr yoluyla rivayet etmişlerdir. Tirmizî’nin rivayetinde ayrıca Kuteybe de zikredilmiştir. Her ikisi de Abdurrahman bin Mehdî’den rivayet etmişlerdir. Böylece onların isnadı on râvili (uşârî) olmuştur. Tirmizî’nin rivayetinde: Ebu Eyyûb’un eşinden, o da Ebu Eyyûb’dan şeklinde geçmektedir. Tirmizî bu hadisi hasen kabul etmiştir. Sonra dedi ki: "Bu konuda Ebu’d-Derdâ, Ebu Saîd, Katâde bin en-Nu’mân, Ebu Hureyre, Enes, İbn Ömer ve Ebu Mes’ud’dan da (rivayetler) vardır." Bu hadis hasendir. Biz bu hadisi "Zâide"nin rivayetinden daha güzel rivayet eden birini bilmiyoruz. Onun bu rivayetine İsrâil ve Fudayl bin İyâd da bu rivayette Zâide’ye tâbi olmuşlardır. Şu‘be ve başka birçok güvenilir râvi bu hadisi Mansûr’dan rivayet etmiş, fakat rivayetlerinde bazı farklılıklar meydana gelmiştir.

Başka Bir Hadis

Ahmed dedi ki: Bize Huşeym, Husayn’dan, o da Hilâl bin Yesâf’tan, o da Abdurrahman bin Ebî Leylâ’dan, o da Übeyy bin Ka’b’dan –veya Ensar’dan bir adamdan– rivayrt etti ve dedi ki: Resulullah ﷺ şöyle buyurdu: “Kim “De ki: O Allah tektir”i okursa, sanki Kur’an’ın üçte birini okumuş gibidir.”

Nesâî de bunu el-Yevm ve’l-Leyle adlı eserinde Huşeym’in hadisinden, o da Husayn’dan, o da İbn Ebî Leylâ’den rivayet etmiştir. Onun rivayetinde "Hilâl bin Yesâf" yer almamıştır.

Başka Bir Hadis

İmam Ahmed dedi ki: Bize Vekî’, Süfyân’dan, o da Ebu Kays’tan, o da Amr bin Meymûn’dan, o da Ebu Mes’ud’dan anlattı, (Ebu Mes'ud) dedi ki: Resulullah ﷺ şöyle buyurdu: ““De ki: O Allah tektir” sûresi, Kur’an’ın üçte birine denk gelir.”

İbn Mâce de bunu böylece Ali bin Muhammed et-Tanâfisî’den, o da Vekî’den rivayet etmiştir. Nesâî de el-Yevm ve’l-Leyle’de Amr bin Meymûn’dan çeşitli yollarla (tarıklarla) merfu ve mevkuf olarak rivayet etmiştir.

Başka Bir Hadis

İmam Ahmed dedi ki: Bize Behz anlattı, bize Bükeyr bin Ebî’s-Semeyt anlattı, bize Katâde, Sâlim bin Ebî’l-Ca’d’dan, o da Ma’dân bin Ebî Talha’dan, o da Ebu’d-Derdâ’dan anlattı ki, Resulullah ﷺ şöyle buyurmuştur: “Sizden biri her gün Kur’an’ın üçte birini okumaktan aciz midir?” Dediler ki: "Evet ey Resulullah, biz bundan daha zayıfız ve daha aciziz." Buyurdu ki: “Allah Kur’ân’ı üç kısma ayırmıştır. “De ki: O Allah tektir” sûresi Kur’ân’ın üçte biridir.”

Bunu Müslim ve Nesâî de Katâde’den rivayet etmişlerdir.

Başka Bir Hadis

İmam Ahmed dedi ki: Bize Ümeyye bin Hâlid anlattı, bize Muhammed bin Abdullah bin Müslim –ki İbn Şihâb’ın kardeşinin oğludur– amcası ez-Zührî’den, o da Humeyd bin Abdurrahman’dan –ki o İbn Avf’tır– o da annesinden (Ümmü Külsûm bint Ukbe bin Ebî Muayt) rivayet etti: Resulullah ﷺ şöyle buyurdu: ““De ki: O Allah tektir” Kur’an’ın üçte birine denk gelir.”

Nesâî de bunu el-Yevm ve’l-Leyle adlı eserinde Amr bin Ali’den, o da Ümeyye bin Hâlid’den rivayet etmiştir. Sonra bunu Mâlik yolundan, o da ez-Zührî’den, o da Humeyd bin Abdurrahman’ın kendi sözü (mevkuf) olarak rivayet etti. Nesâî bunu ayrıca el-Yevm ve’l-Leyle adlı eserinde Muhammed bin İshak’ın hadisinden, o da Hâris bin el-Fudayl el-Ansârî’den, o da ez-Zührî’den, o da Humeyd bin Abdurrahman’dan nakletti: Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından bir topluluk bana haber verdi ki Nebî şöyle buyurmuştur: ““De ki: O Allah tektir” sûresi, onunla namaz kılan kimse için Kur’an’ın üçte birine denk gelir.”

Onu Okumanın Cenneti Gerektirmesi Hakkındaki Hadis

İmam Mâlik bin Enes, Ubeydullah bin Abdurrahman’dan, o da Ubeyd bin Huneyn’den anlattı, dedi ki: Ebu Hureyre’yi şöyle derken işittim: Nebi ﷺ ile birlikte gidiyordum, bir adamın: “De ki: O Allah tektir” sûresin okuduğunu işitti. Bunun üzerine Resulullah ﷺ şöyle buyurdu: “Vacip oldu.” Dedim ki: "Ne vacip oldu?" Buyurdu ki: “Cennet.”

Tirmizî ve Nesâî de bu hadisi Mâlik tarikiyle rivayet etmişlerdir. Tirmizî: Hasen, sahih ve garîb bir hadistir. Onu sadece Mâlik’in hadisi olarak biliyoruz demiştir. Daha önce geçen şu hadis de buna benzemektedir: "Ona olan sevgin seni cennete sokmuştur" hadisi de bundandır.


Bu Sûrenin Tekrar Tekrar Okunması Hakkında

Hâfiz Ebu Ya’lâ el-Mevsılî dedi ki: Bize Katn bin Nesîr anlattı, bize Îsâ bin Meymûn el-Kureşî anlattı, bize Yezîd er-Rakâşî, Enes’ten anlattı, (Enes) dedi ki: Resulullah ﷺ’i şöyle buyururken işittim: “Sizden biri bir gecede üç defa “De ki: O Allah tektir” sûresi okumaya güç yetiremez mi? Şüphesiz o, Kur’an’ın üçte birine denk gelir.”

Bu isnad zayıftır. Ancak bundan daha sağlam olan başka bir hadis vardır; İmam Ahmed’in oğlu Abdullah dedi ki:

Bize Muhammed bin Ebî Bekir el-Mukaddemî anlattı, bize ed-Dahhâk bin Mahled anlattı, bize İbn Ebî Zi’b, Üseyd bin Ebî Üseyd’den, o da Muâz bin Abdullah bin Hubeyb’den, o da babasından anlattı, (babası) dedi ki: Yağmur ve karanlığa yakalandık. Bize namaz kıldırması için Rasûlullah’ı bekliyorduk. Derken dışarı çıktı ve elimden tuttu, sonra şöyle buyurdu: “De (oku)!” Ben sustum. Yine buyurdu: “De (oku)!” Dedim ki: "Ne diyeyim?" Buyurdu ki: “Akşama girdiğinde ve sabaha girdiğinde üç defa “De ki: O Allah tektir” sûresi ve Muavvizeteyn’i oku, her gün iki defa sana kâfi gelir (seni her şeyden korur).”

Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî de bu hadisi İbn Ebî Zi’b tarikiyle rivayet etmişlerdir. Tirmizî dedi ki: Bu vecihten hasen sahih garibtir. Nesâî bunu başka bir yoldan; Muâz bin Abdullah bin Hubeyb’den, o da babasından, o da Ukbe bin Âmir’den naklederek zikretmiştir [ve onun lafı: “Sana her şeye karşı kâfi gelir” şeklindedir].

Bu Konuda Başka Bir Hadis

İmam Ahmed dedi ki: Bize İshak bin Îsâ anlattı, bize Leys bin Sa’d anlattı, bana el-Halîl bin Mürre, el-Ezher bin Abdullah’tan, o da Temîm ed-Dârî’den anlattı, dedi ki: Resulullah ﷺ şöyle buyurdu: “Kim on defa: ‘Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur; tektir, sameddir, hiçbir eş ve çocuk edinmemiştir ve O'nun hiçbir dengi olmamıştır’ derse, kendisine kırk milyon sevap (hasene) yazılır”

Bu hadisi yalnız Ahmed rivayet etmiştir. el-Halîl bin Mürre hakkında ise Buhârî ve başkaları ağır tenkitte bulunmuş ve onu zayıf saymışlardır.

Başka Bir Hadis

Ahmed ayrıca şöyle dedi: Bize Hasan bin Mûsâ anlattı, bize İbn Lehîa, bize Zebbân bin Fâid, Sehl bin Muâz bin Enes el-Cühenî’den, o da babasından, o da Resulullah ﷺ’den rivayet etti, Nebî (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim ‘De ki: O Allah birdir’ sûresini sonuna kadar on defa okursa, Allah onun için cennette bir köşk bina eder.” Bunun üzerine Ömer dedi ki: "O halde biz (bunu) çokça yaparız ey Resulullah!" Resulullah ﷺ de buyurdu ki: “Allah’ın sevabı daha çok ve daha güzeldir.” Bu hadisi yalnız Ahmed rivayet etmiştir.

Ebû Muhammed ed-Dârimî de Müsned’inde şöyle rivayet etmiştir: Bize Abdullah bin Yezîd anlattı, bize Hayve anlattı, bize Ebu Akîl Zehre bin Ma’bed anlattı. Dârimî şöyle der: O, Abdâl’dandı (büyük velilerdendi) Zuhre şöyle dedi: Saîd b. el-Müseyyeb’i şöyle derken işittim: Allah’ın Nebisi ﷺ şöyle buyurdu: “Kim on defa “De ki: O Allah tektir” sûresini okursa, Allah onun için cennette bir saray inşa eder. Kim onu yirmi defa okursa, Allah onun için cennette iki saray inşa eder. Kim onu otuz defa okursa, Allah onun için cennette üç saray inşa eder.” Bunun üzerine Ömer bin el-Hattâb dedi ki: "O halde bizim saraylarımız çok olur?" Resulullah ﷺ de buyurdu ki: “Allah’ın lütfu bundan daha geniştir.” bu, sahih bir mürseldir.

Başka Bir Hadis

​Hâfiz Ebu Ya’lâ dedi ki: Bize Nasr bin Ali anlattı, bana Nûh bin Kays anlattı, bana Muhammed el-Attâr haber verdi, bana Ümmü Kesîr el-Ansâriyye, Enes bin Mâlik’ten, o da Resulullah ﷺ’den rivayet etti. Resulullah ﷺbuyurdu ki: “Kim “De ki: O Allah tektir”i elli defa okursa, onun elli yıllık günahları bağışlanır.” Bunun isnadı zayıftır.

​Başka Bir Hadis

​Ebu Ya’lâ dedi ki: Bize Ebu’r-Rabî’ anlattı, bize Hâtim bin Meymûn anlattı, bize Sâbit, Enes’ten anlattı, dedi ki: Resulullah ﷺşöyle buyurdu: “Kim bir günde “De ki: O Allah tektir” sûresini iki yüz defa okursa, üzerinde kul borcu bulunmaması şartıyla Allah ona bin beş yüz sevap yazar.” Bunun isnadı zayıftır; Hâtim bin Meymûn’u Buhârî ve başkaları zayıf kabul etmişlerdir. Tirmizî de bu hadisi Muhammed bin Merzûk el-Basrî’den, o da Hâtim bin Meymûn’dan rivayet etmiştir. Onun lafzında şöyle geçmektedir: “Kim her gün iki yüz defa ‘De ki: O Allah birdir’ sûresini okursa, üzerinde borç bulunmaması şartıyla elli yıllık günahları silinir.”

​ Tirmizî dedi ki: Ve bu isnadla Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’den şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Kim yatağına yatmak istediğinde sağ tarafı üzerine yatar ve ardından “De ki: O Allah tektir” sûresini yüz defa okursa, kıyamet günü Rab Teâlâ ona: ‘Ey kulum! Sağ tarafından cennete gir.’ buyurur.” Daha sonra Tirmizî şöyle demiştir: Bu, Sâbit’in rivayet ettiği garîb bir hadistir. Ondan başka yollarla da rivayet edilmiştir.

​ Ebu Bekir el-Bezzâr dedi ki: Bize Sehl bin Bahr anlattı, bize Hıbbân bin Ağleb anlattı, bize babam anlattı, bize Sâbit, Enes’ten rivayet etti, Enes şöyle dedi: Resulullah ﷺ şöyle buyurdu: “Kim iki yüz defa: “De ki: O Allah tektir” sûresini okursa, Allah ondan iki yüz yıllık günahlarını düşürür (siler).” Sonra dedi ki: Sâbit’ten bunu yalnız Hasan b. Ebî Ca‘fer ile Ağleb b. Temîm rivayet etmiştir. Her ikisi de hafızalarının zayıflığı bakımından birbirine yakındır.

​Onun İçerdiği İsimler İle Dua Etmek Hakkında Başka Bir Hadis

​ Nesâî, sûrenin tefsiri sırasında şöyle rivayet etti: Bize Abdurrahman bin Hâlid anlattı, bize Zeyd bin el-Hubâb anlattı, bana Mâlik bin Migvel anlattı, bize Abdullah bin Büreyde, babasından rivayet etti: Babası şöyle dedi. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte mescide girdim. Bir adam namaz kılıyor ve şöyle dua ediyordu: “Allah’ım! Şüphesiz ben, Senden başka hiçbir ilah olmadığına, Senin Ehad ve Samed olduğuna, doğurmadığına ve doğurulmadığına ve Senin hiçbir dengin olmadığına şehadet ederek Senden istiyorum.” (Bunun üzerine Nebi) şöyle buyurdu: “Canım elinde olan Allah’a yemin olsun ki şüphesiz o, Allah’tan, O'nun İsm-i Azam'ı (en büyük ismi) ile istedi; o öyle bir isimdir ki onunla istenildiğinde verir ve onunla dua edildiğinde icabet eder.”

​Sünen sahiplerinin geri kalanı da bunu farklı  yollarla (tarıklarla) Mâlik bin Migvel’den, o da Abdullah bin Büreyde’den, o da babasından rivayet etmişlerdir. Tirmizî: Hasen garîb bir hadistir demiştir.

​ Farz Namazlardan Sonra On Defa Okumak Hakkındaki Hadis

​Hâfiz Ebu Ya’lâ el-Mevsılî dedi ki: Bize Abdüla’lâ anlattı, bize Bişr bin Mansûr, Ömer bin Nebhân’dan, o da Ebu Şeddâd’dan, o da Câbir bin Abdullah’tan rivayet etti. Câbir bin Abdullah  dedi ki: Resulullahﷺ şöyle buyurdu: “Şu üç hasletle birlikte iman sahibi olarak Allah’ın huzuruna gelen kimse, cennetin dilediği kapısından girer ve dilediği hûrilerle evlendirilir: Katilini affeden, gizli bir borcu ödeyen, her farz namazın ardından on defa “De ki: O Allah tektir” sûresini okuyan kimse.” (Câbir) dedi ki: Bunun üzerine Ebu Bekir dedi ki: “Ya onlardan sadece biri olursa ey Resulullah?” Buyurdu ki: “Evet, bunlardan biri bile yeterlidir.”

​ Eve Girerken Okunması Hakkındaki Hadis

​Hâfiz Ebu’l-Kasım et-Taberânî dedi ki: Bize Muhammed bin Abdullah bin Bekr es-Serrâc el-Askerî anlattı, Bize Muhammed bin el-Ferec anlattı, bize Muhammed bin ez-Ziberkân, Mervân bin Sâlim’den, o Ebu Zür’a bin Amr bin Cerîr’den, o da Cerîr bin Abdullah’tan rivayet etti, Cerîr bin Abdullah dedi ki: Resulullah ﷺşöyle buyurdu: “Kim evine girerken “De ki: O Allah tektir” sûresini okursa, bu sûre o ev halkından ve komşularından fakirliği uzaklaştırır.” Bunun isnadı zayıftır.

​ Bu Sûreyi Her Türlü Durumda Çokça Okumak Hakkındaki Hadis

​Hâfiz Ebu Ya’lâ dedi ki: Bize Muhammed bin İshak el-Müseyyebî anlattı, bize Yezîd bin Hârûn, el-Alâ bin Muhammed es-Sekafî’den rivayet etti, Alâ şöyle dedi: Enes bin Mâlik’i şöyle derken işittim: Tebük’te Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraberdik. Bir sabah güneş, daha önce hiç görmediğimiz derecede bir parlaklık, ışık ve aydınlıkla doğdu. Bunun üzerine Cebrâil, Nebî’ye ﷺ geldi. (Nebi) ﷺ buyurdu ki: “Ey Cebrâil! Güneşi bugün geçmişte görmediğim kadar parlak, aydınlık ve ışıklı görüyorum; bunun sebebi nedir?” (Cebrail) dedi ki: "Bunun sebebi, bugün Medine’de Muâviye b. Muâviye el-Leysî’nin vefat etmiş olmasıdır. Allah ona namaz kılmaları için yetmiş bin melek göndermiştir." (Nebi) ﷺ buyurdu ki: “Bu neyin karşılığındaydı (hangi ameli sebebiyledir)?” (Cebrail) dedi ki: "Çünkü o, gece ve gündüz, yürürken ve dururken, ayakta ve otururken “De ki: O Allah tektir” sûresini çokça okurdu.” dedi. SonraEy Allah’ın Rasûlü! İstersen yeri sana dürüp yakınlaştırayım da onun cenaze namazını kılasın." Nebî:

“Evet.” buyurdu ve onun namazını kıldı.​

Hâfız Ebû Bekir el-Beyhakî de bunu Delâilü’n-Nübüvve adlı eserinde Yezîd b. Hârûn tarikiyle, Alâ Ebû Muhammed’den rivayet etmiştir. İbn Kesîr burada şöyle der: Bu râvi hadis uydurmakla itham edilmiştir. En doğrusunu Allah bilir. En doğrusunu Allah bilir.

​Başka Bir Rivayette

​Ebu Ya’lâ dedi ki: Bize Muhammed bin İbrâhim eş-Şâmî Ebu Abdullah anlattı, bize Osman bin el-Heysem –ki bana göre Basra’daki Câmi Mescidi’nin müezzinidir– Mahmûd Ebu Abdullah’tan, o da Atâ bin Ebî Meymûne’den, o da Enes’ten rivayet etti, Enes şöyle dedi: Cebrail Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’e geldi ve şöyle dedi: "Muâviye bin Muâviye el-Leysî vefat etti; Onun cenaze namazını kılmak ister misin?" (Nebi): “Evet.” Buyurdu. Bunun üzerine Cebrâil kanadıyla yere vurdu. Yeryüzünde ne bir ağaç ne de bir tepecik kaldı; hepsi alçalıp düzleşti. Sonra onun cenazesi Nebî’ye gösterildi. Nebî tekbir aldı. Arkasında iki saf melek vardı. Her safta yetmiş bin melek bulunuyordu.

 Bunun üzerine Nebi ﷺşöyle buyurdu: “Ey Cebrail! Yüce Allah katından bu mertebeye ne ile ulaştı?” (Cebrail) dedi ki: “ “De ki: O Allah tektir” sûresini sevmesi ve onu giderken, gelirken, ayakta, otururken ve her durumda okuması sebebiyle.” ​Bunu el-Beyhakî de Osman bin el-Heysem el-Müezzin rivayetinden, o da Mahbûb bin Hilâl’den, o da Atâ bin Ebî Meymûne’den, o da Enes’ten naklederek zikretmiştir. Doğru olan da budur. Mahbûb bin Hilâl hakkında Ebu Hâtim er-Râzî: "Meşhur değildir" demiştir. Bu hadis başka yollarla da rivayet edilmiştir. Fakat kısaltmak amacıyla onları zikretmedik. Hepsi de zayıftır

İhlâs Sûresi ile Muavvizeteyn’in Fazileti Hakkındaki Hadis

​İmam Ahmed dedi ki: Bize Ebu’l-Mugîre anlattı, bize Muâz bin Rifâa anlattı, bana Ali bin Yezîd, el-Kasım’dan, o da Ebu Ümâme’den, o da Ukbe bin Âmir’den rivayet etti, Ukbe dedi ki: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile karşılaştım. Ben söze başlayarak elini tuttum ve: “Ey Allah’ın Rasûlü! Müminin kurtuluşu nededir?” dedim. Buyurdu ki: “Ey Ukbe! Dilini koru, evin sana geniş gelsin (evinde kal) ve günahına ağla.” (Ukbe) dedi ki Daha sonra Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) benimle karşılaştı. Bu defa söze o başladı, elimden tuttu ve şöyle buyurdu: “Ey Ukbe bin Âmir! Sana Tevrat’ta, İncil’de, Zebur’da ve Yüce Kur’an’da indirilmiş en hayırlı üç sureyi öğreteyim mi?” (Ukbe) dedi ki: Dedim ki: "Evet, Allah beni sana feda kılsın." (Ukbe) dedi ki: Bunun üzerine bana: “De ki: O Allah tektir”, De ki: “Sığınırım sabahın Rabbine,” ve “De ki: İnsanların Rabbine sığınırım” sûrelerini okuttu. Sonra buyurdu ki: “Ey Ukbe! Bunları unutma ve onları okumadan geceyi geçirme (uyuma).” Ukbe dedi ki: Nebî’nin: “Bunları unutma.” buyurmasından sonra onları hiç unutmadım ve onları okumadan hiçbir gece geçirmedim. Ukbe dedi ki: Daha sonra tekrar Rasûlullah ile karşılaştım. Elini tuttum ve: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bana amellerin en faziletlilerini haber ver.” dedim. Bunun üzerine buyurdu ki: “Ey Ukbe! Seninle bağını koparanla ilişkiyi sürdür (ziyaret et), seni mahrum bırakana ver ve sana zulmedenden yüz çevir (onu affet).”

​ Tirmizî bunun bir kısmını "Zühd" (bölümünde) Ubeydullah bin Zahr’ın hadisinden, o da Ali bin Yezîd’den rivayet etmiş ve şöyle demiştir: "Bu hasen bir hadistir." Ahmed bunu başka bir yoldan da rivayet etmiştir:

Bize Hüseyin bin Muhammed anlattı, bize İbn Iyâş, Üseyd bin Abdurrahman el-Has’amî’den, o da Ferve bin Mücâhid el-Lahmî’den, o da Ukbe bin Âmir’den, o da Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’den rivayet etti. Metin önceki hadisle aynıdır. Bu rivayeti yalnız Ahmed nakletmiştir.

​ Bu Sûrelerle Şifa Talep Etmek Hakkındaki Hadis

​ Buhârî dedi ki: Bize Kuteybe anlattı, bize el-Mufaddal, Akîl’den, o da İbn Şihâb’dan, o da Urve’den, o da Âişe’den rivayet etti: Şüphesiz Nebi ﷺher gece yatağına vardığında (girdiğinde) iki avucunu bir araya getirir, sonra onların içine üfler (püskürtür) ve onların içinde: “De ki: O Allah tektir”, “De ki: Sığınırım sabahın Rabbine,” ve “De ki: İnsanların Rabbine sığınırım” sûreleri okurdu, Sonra elleriyle bedeninin ulaşabildiği yerlerini mesh ederdi. Önce başından ve yüzünden başlar, sonra bedeninin ön taraflarını mesh ederdi. Bunu üç defa yapardı.

​Sünen ehli de bunu Akîl’in hadisinden böylece rivayet etmişlerdir.

​ Daha önce bu sûrenin nüzul sebebi zikredilmişti. İkrime dedi ki: Yahudiler: "Biz Allah’ın oğlu Üzeyir’e kulluk ediyoruz" dediklerinde, Hristiyanlar: "Biz Allah’ın oğlu Mesih’e kulluk ediyoruz" dediklerinde, Mecusiler: "Biz güneşe ve aya kulluk ediyoruz" dediklerinde ve müşrikler de: "Biz putlara kulluk ediyoruz" dediklerinde Bunun üzerine Allah Teâlâ, Rasûlü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) şu sûreyi indirdi: “De ki: O Allah tektir”

​Yani: O, tektir, ahaddır; O'nun için hiçbir benzer, hiçbir yardımcı (vezir), hiçbir ortağı (nedîd), hiçbir benzeri ve hiçbir dengi yoktur. Ve bu lafız (Ehad lafzı), olumlu (ispat) cümlesinde Allah –Azze ve Celle–’den başkası için asla kullanılmaz; çünkü O, bütün sıfatlarında ve fiillerinde kâmil (eksiksiz) olandır.

​

سورة الإخلاص: "ذكر سبب نزولها وفضلها" قال الإمام أحمد حدثنا أبو سعيد محمد بن ميسر الصاغانى حدثنا أبو جعفر الرازي حدثنا الربيع بن أنس عن أبي العالية عن أبي بن كعب أن المشركين قالوا للنبي صلى الله عليه وسلم يا محمد انسب لنا ربك فأنزل الله تعالى "قل هو الله أحد الله الصمد لم يلد ولم يولد ولم يكن له كفوا أحد" وكذا رواه الترمذي وابن جرير عن أحمد بن منيع زاد ابن جرير ومحمود بن خداش عن أبي سعيد محمد بن ميسرة به زاد ابن جرير والترمذي قال "الصمد" الذي لم يلد ولم يولد لأنه ليس شيء يولد إلا سيموت وليس شيء يموت إلا سيورث وإن الله عز وجل لا يموت ولا يورث "ولم يكن له كفوا أحد" ولم يكن له شبيه ولا عدل وليس كمثله شيء. ورواه ابن أبي حاتم من حديث أبي سعيد محمد بن ميسر به ثم رواه الترمذي عن عبد بن حميد عن عبيدالله بن موسى عن أبي جعفر عن أبي الربيع عن أبي العالية فذكره مرسلا ثم لم يذكر حدثنا ثم قال الترمذي وهذا أصح من حديث أبي سعيد. "حديث آخر في معناه" قال الحافظ أبو يعلى الموصلي حدثنا شريح بن يونس حدثنا إسماعيل بن مجالد عن مجالد عن الشعبي عن جابر رضي الله عنه أن أعرابيا جاء إلى النبي صلى الله عليه وسلم فقال انسب لنا ربك فأنزل الله عز وجل "قل هو الله أحد" إلى آخرها إسناد متقارب وقد رواه ابن جرير عن محمد بن عوف عن شريح فذكره وقد أرسله غير واحد من السلف وروى عبيد بن إسحاق العطار عن قيس بن الربيع عن عاصم عن أبي وائل عن ابن مسعود رضي الله عنه قال: قالت قريش لرسول الله صلى الله عليه وسلم انسب لنا ربك فنزلت هذه السورة "قل هو الله أحد" قال الطبرانى ورواه الفريابي وغيره عن قيس عن أبي عاصم عن أبي وائل مرسلا ثم روى الطبرانى من حديث عبد الرحمن بن عثمان الطرائفي عن الوازع بن نافع عن أبي سلمة عن أبي هريرة قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: "لكل شئ نسبة ونسبة الله "قل هو الله أحد الله الصمد" والصمد ليس بأجوف". "حديث آخر في فضلها" قال البخاري حدثنا محمد هو الذهلي حدثنا أحمد بن صالح حدثنا ابن وهب أخبرنا عمرو عن ابن أبي هلال أن أبا الرجال محمد بن عبدالرحمن حدثه عن أمه عمرة بنت عبدالرحمن وكانت في حجر عائشة زوج النبي صلى الله عليه وسلم عن عائشة رضي الله عنها أن النبي صلى الله عليه وسلم بعث رجلا على سرية وكان يقرأ لأصحابه في صلاتهم فيختم بقل هو الله أحد فلما رجعوا ذكروا ذلك للنبي صلى الله عليه وسلم فقال "سلوه لأي شيء يصنع ذلك" فسألوه فقال لأنها صفة الرحمن وأنا أحب أن اقرأ بها فقال النبي صلى الله عليه وسلم "أخبروه أن الله تعالى يحبه" هكذا رواه في كتاب التوحيد ومنهم من يسقط ذكر محمد الذهلي ويجعله من روايته عن أحمد بن صالح وقد رواه مسلم والنسائي أيضا من حديث عبدالله بن وهب عن عمرو بن الحارث عن سعيد بن أبي هلال به. "حديث آخر" قال البخاري في كتاب الصلاة وقال عبيدالله عن ثابت عن أنس رضي الله عنه قال: كان رجل من الأنصار يؤمهم في مسجد قباء فكان كلما افتتح سوره يقرأ بها لهم فى الصلاة مما يقرأ به افتتح بقل هو الله أحد حتى يفرغ منها ثم كان يقرأ سورة أخرى معها وكان يصنع ذلك في كل ركعة فكلمه أصحابه فقالوا إنك تفتتح بهذه السورة ثم لا ترى أنها تجزئك حتى تقرأ بالأخرى فإما أن تقرأ بها وإما أن تدعها وتقرأ بأخرى. فقال ما أنا بتاركها إن أحببتم أن أؤمكم بذلك فعلت وإن كرهتم تركتكم وكانوا يرون أنه من أفضلهم وكرهوا أن يؤمهم غيره فلما أتاهم النبي صلى الله عليه وسلم أخبروه الخبر فقال "يا فلان ما يمنعك أن تفعل ما يأمرك به أصحابك وما حملك على لزوم هذه السورة في كل ركعة؟" قال إنى أحبها قال "حبك إياها أدخلك الجنة" هكذا رواه البخاري تعليقا مجزوما به. وقد رواه أبو عيسى الترمذي في جامعه عن البخاري عن إسماعيل بن أبي أويس عن عبدالعزيز بن محمد الدراوردي عن عبيدالله بن عمر فذكر بإسناده مثله سواء ثم قال الترمذي غريب من حديث عبيدالله عن ثابت. قال وروى مبارك بن فضالة عن ثابت عن أنس أن رجلا قال يا رسول الله إنى أحب هذه السورة "قل هو الله أحد" قال "إن حبك إياها أدخلك الجنة" وهذا الذي علقه الترمذي قد رواه الإمام أحمد في مسنده متصلا فقال حدثنا أبو النضر حدثنا مبارك بن فضالة عن ثابت عن أنس رضي الله عنه قال: جاء رجل إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال إني أحب هذه السورة "قل هو الله أحد" فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم "حبك إياها أدخلك الجنة". "حديث في كونها تعدل ثلث القرآن" قال البخاري حدثنا إسماعيل حدثني مالك عن عبدالرحمن بن عبدالله بن عبدالرحمن بن أبي صعصعة عن أبيه عن أبي سعيد أن رجلا سمع رجلا يقرأ "قل هو الله أحد" يرددها فلما أصبح جاء إلى النبي صلى الله عليه وسلم فذكر ذلك له وكأن الرجل يتقالها فقال النبي صلى الله عليه وسلم "والذي نفسي بيده إنها لتعدل ثلث القرآن" زاد إسماعيل بن جعفر عن مالك عن عبدالرحمن بن عبدالله عن أبيه عن أبي سعيد قال أخبرني أخي قتادة بن النعمان عن النبي صلى الله عليه وسلم وقد رواه البخاري أيضا عن عبدالله بن يوسف والقعنبي ورواه أبو داود عن القعنبي والنسائي عن قتيبة كلهم عن مالك به وحديث قتادة بن النعمان أسنده النسائي من طريقين عن إسماعيل بن جعفر عن مالك به. "حديث آخر" قال البخاري حدثنا عمر بن حفص حدثنا أبى حدثنا الأعمش حدثنا إبراهيم والضحاك المشرقي عن أبي سعيد رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم لأصحابه "أيعجز أحدكم أن يقرأ ثلث القرآن في ليلة ؟" فشق ذلك عليهم وقالوا أينا يطيق ذلك يا رسول الله؟ فقال "الله الواحد الصمد ثلث القرآن" تفرد بإخراجه البخاري من حديث إبراهيم بن يزيد النخعي والضحاك بن شرحبيل الهمدانى المشرقي كلاهما عن أبي سعيد قال الفربري سمعت أبا جعفر محمد بن أبي حاتم وراق أبي عبدالله قال: قال أبو عبدالله البخاري عن إبراهيم مرسل وعن الضحاك مسند. "حديث آخر" قال الإمام أحمد حدثنا يحيى بن إسحاق حدثنا ابن لهيعة عن الحارث بن يزيد عن أبي الهيثم عن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه قال: بات قتادة بن النعمان يقرأ الليل كله بقل هو الله أحد فذكر ذلك للنبي صلى الله عليه وسلم فقال "والذي نفسي بيده إنها لتعدل نصف القرآن - أو ثلثه -" "حديث آخر" قال الإمام أحمد حدثنا حسن حدثنا ابن لهيعة حدثنا يحيى بن عبدالله عن أبي عبدالرحمن الحبلي عن عبدالله بن عمرو أن أبا أيوب الأنصاري قال في مجلس وهو يقول: ألا يستطيع أحدكم أن يقوم بثلث القرآن كل ليلة؟ فقالوا وهل يستطيع ذلك أحد؟ قال فإن "قل هو الله أحد" ثلث القرآن قال فجاء النبي صلى الله عليه وسلم وهو يسمع أبا أيوب فقال "صدق أبو أيوب" "حديث آخر" قال أبو عيسى الترمذي حدثنا محمد بن بشار حدثنا يحيى بن سعيد حدثنا يزيد بن كيسان أخبرني أبو حازم عن أبي هريرة رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "احشدوا فإنى سأقرأ عليكم ثلث القرآن" فحشد من حشد ثم خرج نبي الله صلى الله عليه وسلم فقرأ "قل هو الله أحد" ثم دخل فقال بعضنا لبعض قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "فإنى سأقرأ عليكم ثلث القرآن" إنى لأرى هذا خبرا جاء من السماء ثم خرج نبي الله صلى الله عليه وسلم فقال "إنى قلت سأقرأ عليكم ثلث القرآن ألا وإنها تعدل ثلث القرآن" وهكذا رواه مسلم في صحيحه عن محمد بن بشار به وقال الترمذي حسن صحيح غريب واسم أبي حازم سلمان "حديث آخر" قال الإمام أحمد حدثنا عبدالرحمن بن مهدي عن زائدة بن قدامة عن منصور عن هلال بن يساف عن الربيع بن خيثم عن عمرو بن ميمون عن عبدالرحمن بن أبي ليلى عن امرأة من الأنصار عن أبي أيوب عن النبي صلى الله عليه وسلم قال "أيعجز أحدكم أن يقرأ ثلث القرآن في ليلة؟ فإنه من قرأ "قل هو الله أحد الله الصمد" في ليلة فقد قرأ ليلتئذ ثلث القرآن" هذا حديث تساعى الإسناد للإمام أحمد ورواه الترمذي والنسائي كلاهما عن محمد بن بشار بندار زاد الترمذي وقتيبة كلاهما عن عبدالرحمن بن مهدي به فصار لهما عشاريا" وفي رواية الترمذي عن امرأة أبى أيوب عن أبي أيوب به وحسنه ثم قال وفي الباب عن أبي الدرداء وأبي سعيد وقتادة بن النعمان وأبي هريرة وأنس وابن عمر وأبي مسعود وهذا حديث حسن ولا نعلم أحدا روى هذا الحديث أحسن من رواية زائدة وتابعه على روايته إسرائيل والفضيل بن عياض. وقد روى شعبة وغير واحد من الثقات هذا الحديث عن منصور واضطربوا فيه. "حديث آخر" قال أحمد حدثنا هشيم عن حصين عن هلال بن يساف عن عبدالرحمن بن أبي ليلى عن أبي بن كعب أو رجل من الأنصار قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "من قرأ بقل هو الله أحد فكأنما قرأ بثلث القرآن" ورواه النسائي في اليوم والليلة من حديث هشيم عن حصين عن ابن أبي ليلى به. ولم يقع في روايته هلال بن يساف. "حديث آخر" قال الإمام أحمد حدثنا وكيع عن سفيان عن أبي قيس عن عمرو بن ميمون عن أبي مسعود رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "قل هو الله أحد" "تعدل ثلث القرآن" وهكذا رواه ابن ماجه عن علي بن محمد الطنافسي عن وكيع به. ورواه النسائي في اليوم والليلة من طرق أخر عن عمرو بن ميمون مرفوعا وموقوفا. "حديث آخر" قال الإمام أحمد حدثنا بهز حدثنا بكير بن أبي السميط حدثنا قتادة عن سالم بن أبي الجعد عن معدان بن أبي طلحة عن أبي الدرداء رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: "أيعجز أحدكم أن يقرأ كل يوم ثلث القرآن؟" قالوا نعم يا رسول الله نحن أضعف من ذلك وأعجز قال "فإن الله جزأ القرآن ثلاثة أجزاء فقل هو الله أحد ثلث القرآن" ورواه مسلم والنسائي من حديث قتادة به. "حديث آخر" قال الإمام أحمد حدثنا أمية بن خالد حدثنا محمد بن عبدالله بن مسلم بن أخي ابن شهاب عن عمه الزهري عن حميد بن عبدالرحمن هو ابن عوف عن أمه وهي أم كلثوم بنت عقبة بن أبي معيط قالت; قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "قل هو الله أحد" "تعدل ثلث القرآن" وكذا رواه النسائي في اليوم والليلة عن عمرو بن علي عن أمية بن خالد به ثم رواه من طريق مالك عن الزهري عن حميد بن عبدالرحمن قوله. ورواه النسائي أيضا في اليوم والليلة من حديث محمد بن إسحاق عن الحارث بن الفضيل الأنصاري عن الزهري عن حميد بن عبدالرحمن أن نفرا من أصحاب محمد صلى الله عليه وسلم حدثوه عن النبي صلى الله عليه وسلم أنه قال "قل هو الله أحد تعدل ثلث القرآن لمن صلى بها" "حديث آخر في كون قراءتها توجب الجنة" قال الإمام مالك بن أنس عن عبيدالله بن عبدالرحمن عن عبيد بن حنين قال سمعت أبا هريرة يقول: أقبلت مع النبي صلى الله عليه وسلم فسمع رجلا يقرأ "قل هو الله أحد" فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم "وجبت - قلت وما وجبت - قال الجنة" ورواه الترمذي والنسائي من حديث مالك وقال الترمذي حسن صحيح غريب لا نعرفه إلا من حديث مالك وتقدم حديث "حبك إياها أدخلك الجنة" "حديث في تكرار قراءتها" قال الحافظ أبو يعلى الموصلي حدثنا قطر بن بشير حدثنا عيسى بن ميمون القرشي حدثنا يزيد الرقاشي عن أنس رضي الله عنه قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول "ألا يستطيع أحدكم أن يقرأ "قل هو الله أحد" ثلاث مرات في ليلة فإنها تعدل ثلث القرآن "هذا إسناد ضعيف وأجود منه. "حديث آخر" قال عبدالله بن الإمام أحمد حدثنا محمد بن أبي بكر المقدمي حدثنا الضحاك بن مخلد حدثنا ابن أبي ذئب عن أسيد بن أبي أسيد عن معاذ بن عبدالله بن حبيب عن أبيه قال: أصابنا عطش وظلمة فانتظرنا رسول الله صلى الله عليه وسلم يصلي بنا فخرج فأخذ بيدي فقال "قل" فسكت قال "قل" قلت ما أقول؟ قال "قل هو الله أحد" والمعوذتين حين تمسي وحين تصبح ثلاثا تكفيك كل يوم مرتين" ورواه أبو داود والترمذي والنسائي من حديث ابن أبي ذئب به وقال الترمذي حسن صحيح غريب من هذا الوجه. وقد رواه النسائي من طريق أخرى عن معاذ بن عبدالله بن حبيب عن أبيه عن عقبة بن عامر فذكره ولفظه "تكفك كل شيء" "حديث آخر في ذلك" قال الإمام أحمد حدثنا إسحاق بن عيسى حدثنى ليث بن سعد حدثني الخليل بن مرة عن الأزهر بن عبدالله عن تميم الداري رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "من قال لا إله إلا الله واحدا أحدا صمدا لم يتخذ صاحبة ولا ولدا ولم يكن له كفوا أحد عشر مرات كتب الله له أربعين ألف ألف حسنة" تفرد به أحمد والخليل بن مرة ضعفه البخاري وغيره بمرة "حديث آخر" قال الإمام أحمد أيضا حدثنا حسن بن موسى حدثنا ابن لهيعة حدثنا زبان بن فائد عن سهل بن معاذ بن أنس الجهني عن أبيه عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال من قرأ "قل هو الله أحد" حتى يختمها عشر مرات بنى الله له قصرا فى الجنة" فقال عمر إذا نستكثر يا رسول الله فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم "الله أكثر وأطيب" تفرد به أحمد ورواه أبو محمد الدارمي فى مسنده فقال حدثنا عبدالله بن يزيد حدثنا حيوة حدثنا أبو عبيد وهو ابن معبد قال الدارمي وكان من الأبدال أنه سمع سعيد بن المسيب يقول إن نبي الله صلى الله عليه وسلم قال من قرأ "قل هو الله أحد" عشر مرات بنى الله له قصرا في الجنة ومن قرأها عشرين مرة بنى الله له قصرين في الجنة ومن قرأها ثلاثين مرة بنى الله له ثلاثة قصور في الجنة" فقال عمر بن الخطاب إذا نكثر قصورنا فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم "الله أوسع من ذلك" وهذا مرسل جيد "حديث آخر" قال الحافظ أبو يعلى الموصلي حدثنا نصر بن علي حدثني نوح بن قيس أخبرني محمد العطار أخبرتني أم كثير الأنصارية عن أنس بن مالك عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال من قرأ "قل هو الله أحد" خمسين مرة غفر الله له ذنوب خمسين سنة" إسناده ضعيف "حديث آخر" قال أبو يعلى حدثنا أبو الربيع حدثنا حاتم بن ميمون حدثنا ثابت عن أنس رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم من قرأ "قل هو الله أحد" في يوم مائتي مرة كتب الله له ألفا وخمسمائة حسنة إلا أن يكون عليه دين" إسناد ضعيف حاتم بن ميمون ضعفه البخاري وغيره ورواه الترمذي عن محمد بن مرزوق البصري عن حاتم بن ميمون به ولفظه "من قرأ كل يوم مائتي مرة قل هو الله أحد محي عنه ذنوب خمسين سنة إلا أن يكون عليه دين" قال الترمذي وبهذا الإسناد عن النبي صلى الله عليه وسلم قال "من أراد أن ينام على فراشه فنام على يمينه ثم قرأ "قل هو الله أحد" مائة مرة فإذا كان يوم القيامة يقول له الرب عز وجل يا عبدي ادخل على يمينك الجنة" ثم قال غريب من حديث ثابت وقد روى من غير هذا الوجه وقال أبو بكر البزار حدثنا سهل بن بحر حدثنا حبان بن أغلب حدثنا أبي حدثنا ثابت عن أنس قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "من قرأ قل هو الله أحد مائتي مرة حط الله عنه ذنوب مائتي سنة" ثم قال لا نعلم رواه عن ثابت إلا الحسن بن أبي جعفر والأغلب بن تميم وهما متقاربان في سوء الحفظ "حديث آخر" في الدعاء بما تضمنته من الأسماء قال النسائي عند تفسيرها حدثنا عبدالرحمن بن خالد حدثنا زيد بن الحباب حدثني مالك بن مغول حدثنا عبدالله بن بريدة عن أبيه أنه دخل مع رسول الله صلى الله عليه وسلم المسجد فإذا رجل يصلي يدعو يقول اللهم إنى أسألك بأنى أشهد أن لا إله إلا أنت الأحد الصمد الذي لم يلد ولم يولد ولم يكن له كفوا أحد قال "والذي نفسي بيده لقد سأله باسمه الأعظم الذي إذا سئل به أعطى وإذا دعي به أجاب" وقد أخرجه بقية أصحاب السنن من طرق عن مالك بن مغول عن عبدالله بن بريدة عن أبيه به وقال الترمذي حسن غريب "حديث آخر" في قراءتها عشر مرات بعد المكتوبة قال الحافظ أبو يعلى الموصلي حدثنا عبدالأعلى حدثنا بشر بن منصور عن عمر بن شيبان عن أبي شداد عن جابر بن عبدالله قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "ثلاث من جاء بهن مع الإيمان دخل من أي أبواب الجنة شاء وزوج من الحور العين حيث شاء من عفا عن قاتله وأدى دينا خفيا وقرأ في دبر كل صلاة مكتوبة عشر مرات قل هو الله أحد" قال: فقال أبو بكر أو إحداهن يا رسول الله قال "أو إحداهن" "حديث" في قراءتها عند دخول المنزل قال الحافظ أبو القاسم الطبراني حدثنا محمد بن عبدالله بن بكر السراج العسكري حدثنا محمد بن الفرج حدثنا محمد بن الزبرقان عن مروان بن سالم عن أبي زرعة عن عمرو بن جرير عن جرير بن عبدالله قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم من قرأ "قل هو الله أحد" حين دخل منزله نفت الفقر عن أهل ذلك المنزل والجيران إسناده ضعيف "حديث" في الإكثار من قراءتها في سائر الأحوال قال الحافظ أبو يعلى حدثنا محمد بن إسحاق المسي حدثنا يزيد بن هارون عن العلاء بن محمد الثقفي قال سمعت أنس بن مالك يقول: كنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم بتبوك فطلعت الشمس بضياء وشعاع ونور لم نرها طلعت فيما مضى بمثله فأتى جبريل إلى النبي صلى الله عليه وسلم فقال "يا جبريل مالي أرى الشمس طلعت اليوم بضياء وشعاع ونور لم أرها طلعت بمثله فيما مضى؟" قال إن ذلك معاوية بن معاوية الليثي مات بالمدينة اليوم فبعث الله إليه سبعين ألف ملك يصلون عليه قال: "وفيم ذلك"؟ قال كان يكثر قراءة "قل هو الله أحد" فى الليل والنهار وفي ممشاه وقيامه وقعوده فهل لك يا رسول الله أن أقبض لك الأرض فتصلي عليه؟ قال: "نعم" فصلى عليه وكذا رواه الحافظ أبو بكر البيهقي في كتاب دلائل النبوة من طريق يزيد بن هارون عن العلاء بن محمد وهو متهم بالوضع والله أعلم "طريق أخرى" قال أبو يعلى حدثنا محمد بن إبراهيم الشامي أبو عبدالله حدثنا عثمان بن الهيثم مؤذن مسجد الجامع بالبصرة عندي عن محمود أبي عبدالله عن عطاء بن أبي ميمونة عن أنس قال: نزل جبريل على النبي صلى الله عليه وسلم فقال مات معاوية بن معاوية الليثي فتحب أن تصلي عليه؟ قال "نعم" فضرب بجناحه الأرض فلم تبق شجرة ولا أكمة إلا تضعضعت فرفع سريره فنظر إليه فكبر عليه وخلفه صفان من الملائكة في كل صف سبعون ألف ملك فقال النبي صلى الله عليه وسلم "يا جبريل بم نال هذه المنزلة من الله تعالى" قال بحبه "قل هو الله أحد" وقراءته إياها ذاهبا وجائيا قائما وقاعدا وعلى كل حال. ورواه البيهقي من رواية عثمان بن الهيثم المؤذن عن محبوب بن هلال عن عطاء بن أبي ميمونة عن أنس فذكره وهذا هو الصواب ومحبوب بن هلال قال أبو حاتم الرازي ليس بالمشهور وقد روي هذا من طرق آخر تركناها اختصارا وكلها ضعيفة "حديث آخر" في فضلها مع المعوذتين قال الإمام أحمد حدثنا أبو المغيرة حدثنا معاذ بن رفاعة حدثني علي بن يزيد عن القاسم عن أبي أمامة عن عقبة بن عامر قال لقيت رسول الله صلى الله عليه وسلم فابتدأته فأخذت بيده فقلت يا رسول الله بم نجاة المؤمن؟ قال: "يا عقبة أخرس لسانك وليسعك بيتك وابك على خطيئتك" قال ثم لقيني رسول الله صلى الله عليه وسلم فابتدأني فأخذ بيدي فقال: "يا عقبة بن عامر ألا أعلمك خير ثلاث سور أنزلت في التوراة والإنجيل والزبور والقرآن العظيم". قال: قلت بلى جعلني الله فداك قال: فأقرأني "قل هو الله أحد- وقل أعوذ برب الفلق- وقل أعوذ برب الناس" ثم قال: "يا عقبة لا تنسهن ولا تبت ليلة حتى تقرأهن". قال فما نسيتهن منذ قال لا تنسهن وما بت ليلة قط حتى أقرأهن قال عقبة ثم لقيت رسول الله صلى الله عليه وسلم فابتدأته فأخذت بيده فقلت يا رسول الله أخبرني بفواضل الأعمال فقال: "يا عقبة صل من قطعك وأعط من حرمك وأعرض عمن ظلمك". روى الترمذي بعضه في الزهد من حديث عبدالله بن زحر عن علي بن يزيد فقال هذا حديث حسن وقد رواه أحمد من طريق آخر حدثنا حسين بن محمد حدثنا ابن عباس عن أسيد بن عبد الرحمن الخثعمي عن فروة بن مجاهد اللخمي عن عقبة بن عامر عن النبي صلى الله عليه وسلم فذكر مثله سواء تفرد به أحمد "حديث آخر" في الاستسقاء بهن قال البخاري حدثنا قتيبة حدثنا المفضل عن عقيل عن ابن شهاب عن عروة عن عائشة أن النبي صلى الله عليه وسلم كان إذا آوى إلى فراشه كل ليلة جمع كفيه ثم نفث فيهما وقرأ فيهما "قل هو الله أحد- وقل أعوذ برب الفلق- وقل أعوذ برب الناس" ثم يمسح بهما ما استطاع من جسده يبدأ بهما على رأسه ووجهه وما أقبل من جسده يفعل ذلك ثلاث مرات. وهكذا رواه أهل السنن من حديث عقيل به. قد تقدم ذكر سبب نزولها وقال عكرمة لما قالت اليهود نحن نعبد عزير ابن الله وقالت النصارى نحن نعبد المسيح ابن الله وقالت المجوس نحن نعبد الشمس والقمر وقالت المشركون نحن نعبد الأوثان أنزل الله على رسوله صلى الله عليه وسلم "قل هو الله أحد" يعني هو الواحد الأحد الذى لا نظير له ولا وزير ولا نديد ولا شبيه ولا عديل ولا يطلق هذا اللفظ على أحد في الإثبات إلا على الله عز وجل لأنه الكامل في جميع صفاته وأفعاله.
Bağlantı kopyalandı